menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kapadokya’daki Peribacası Afetinin Anlattıkları

3 0
yesterday

Kapadokya’da peribacasından kaya kopması nedeniyle yaşanan afet, binlerce yıllık doğal ve kültürel mirasın korunmasının yanı sıra oluşabilecek risklere karşı insan hayatının güvence altına almasının önemini acı bir şekilde hatırlatıyor.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda memleketim Göreme’den gelen acı haberi, Kapadokya’dan dönüş yolunda büyük bir üzüntüyle öğrendim.

Çocukluğumun ve gençliğimin geçtiği bu topraklara fırsat buldukça gider, çıktığım doğa gezilerinde bu coğrafyanın eşsiz güzelliklerine doğru yolculuk yaparım.  

Bölgedeki yoğun yağışların tetiklediği değerlendirilen afetin yaşandığı bölge de manzara izlemek için uğradığım yerlerden birisiydi.

İnsan, çocukluğunun geçtiği toprakları yalnızca tanımaz; onların sesini, kokusunu, taşını, vadisini ve hafızasını da içinde taşır. Bu nedenle yaşanan acı, benim için yalnızca  haber değil, memleketimin bağrına düşen ateş oldu.

Öncelikle hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır; yaralılara acil şifalar diliyorum.

Bu acı olayda kaybettiklerimizin arasında hayatlarının baharında, yeni evli meslektaşımızın ve kıymetli eşinin olması ise üzüntümüzü daha da ağırlaştırdı.

Afetin ardından başta valiliğimiz ve belediyelerimiz olmak üzere AFAD’dan UMKE’ye, jandarma ekiplerinden sağlık görevlilerimize kadar ilgili ekiplerin hızlı, fedakâr ve yoğun çabalar gösterdiğini vurgulamak gerekir.

İlgili bakanlıklarımızın ve Nevşehir Valiliği’nin koordinesinde hem bölgedeki yıkıntıların kaldırması çalışmaları hem de adli ve idari süreçlerin titizlikle yürütüldüğü bu afetten önemli dersler çıkarması gerektiği açıktır.

Ancak yaşanan afetin ardından yapılan değerlendirmelerde önemli bir hassasiyeti de gözden kaçırmamak gerekiyor. Kapadokya gibi ülkemizin dünyaya açılan en değerli doğal ve kültürel mirasını bütünüyle güvensizmiş gibi göstermek, bölgeyi haksız yere karalamak ve itibarsızlaştırmak doğru değildir.

Elbette yaşanan acının üzeri örtülmeden afet, tüm boyutlarıyla araştırılmalı, riskler bilimsel veriler ışığında değerlendirilmeli ve sorumluluklar titizlikle belirlenmelidir. Ancak doğrulanmamış bilgilerle, genelleyici ifadelerle ve sansasyonel değerlendirmelerle Kapadokya’nın uluslararası itibarına zarar verilmemelidir.

Unutulmamalıdır ki Kapadokya yalnızca bir turizm destinasyonu değil; binlerce insanın yaşamını, emeğini ve geleceğini şekillendiren ortak bir değerdir.

Burada yapılması gereken, güvensizlik oluşturmak değil; gerçek riskleri doğru tespit ederek gerekli önlemleri almak ve ziyaretçilerin güvenini bilimsel, şeffaf ve kararlı bir yaklaşımla güçlendirmektir.

Kapadokya’nın Yükselen Turizm Potansiyeli

Kapadokya’nın bakmaya doyamadığımız peribacaları ve kaya şekilleri milyonlarca yıl içerisinde şekillenerek ve çok sayıda medeniyete ev sahipliği yaptı.

Bu eşsiz bölge, Göreme’den Uçhisar’a, Ürgüp’ten Avanos’a, Ihlara Vadisi’nden yer altı şehirlerine kadar uzanan geniş bir kültür ve doğa hazinesi barındırıyor.

Rüzgârın, yağmurun ve zamanın........

© Haber7