Yapay zekâdan fenâ vadisine ve hakikatin marifetine
Farid ud-Din Attar’ın Büyük Mesajı ve Modern Dünyaya Hakikat Dersi
İnsanlık bugün eşi benzeri görülmemiş bir yol ayrımında duruyor. Zihinden daha hızlı hesap yapan, kavrayışımızı aşan kalıpları tanıyan ve insan düşüncesine benzeyen bir dil üreten makineler inşa ediyoruz. Yapay zekâ, bilgiyi olağanüstü bir hızla genişletiyor.
Fakat temel bir soru hâlâ ortada duruyor:
Zekâ artarsa, hikmet de artar mı?
Sekiz asır önce, ölümsüz eseri The Conference of the Birds (Mantıku’t-Tayr)’da Attar-ı Nişaburî, çağımıza doğrudan hitap eden bir cevap verdi.
Kuşların Meclisi — İnsanın Aynası
Attar’ın sembolik anlatısında dünyanın kuşları toplanır ve gerçek bir hükümdarlarının olmadığını fark ederler. Rehberlik, birlik ve anlam ararlar. Bilge Hüdhüd onlara Kaf Dağı’nın ötesindeki Simurg’dan söz eder.
Bu, bugünün insanının resmi değil mi?
Bilgimiz var — ama yönümüz yok. Bağlantımız var — ama birliğimiz yok. Verimiz var — ama kalpte susuzluk devam ediyor.
Yapay zekâ piyasaları, tıbbı ve sistemleri yönetebilir; fakat şu ezelî soruya cevap veremez:
Ben kimim? Neden buradayım? Bu gücün amacı........
