menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Küresel gerilim, “Son Büyük Çatışma” ihtimali ve İslam ümmeti için hikmet ve birlik çağrısı

6 10
31.01.2026

Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan, İran ve tüm Müslüman liderliğe mütevazı fakat ciddi bir tavsiye

Dünya bugün son derece hassas bir eşiğe girmiştir. Siyasi gerilim, askerî söylem, ekonomik baskılar ve korku psikolojisi birleşerek insanlığı büyük bir çatışmanın kıyısına sürükleyebilir. Özellikle İran, ABD ve İsrail çevresinde artan tansiyon, sertleşen açıklamalar ve bölgedeki belirsizlik atmosferi açık bir uyarıdır: Eğer hikmet, sabır ve diplomatik akıl zayıflarsa, bedel yalnızca devletler veya hükümetlerle sınırlı kalmayacak; milyonlarca masum insan, ulusal ekonomiler ve bütün toplumlar bunun acısını çekecektir.

Bu ortamda bazı çevrelerde “Armageddon / son savaş”, “üç gün karanlık”, “büyük kıyım” ve İmam Mehdi’nin zuhuruna dair ölçüsüz, duygusal ve kesinlik iddiası taşıyan söylemler yaygınlaşmaktadır. Burada dinî sorumluluk ve samimiyetle şu hakikati vurgulamak gerekir: Gaybın kesin bilgisi yalnızca Allah’a aittir. İslam, korku yaymayı veya ispatlanmamış iddialarla toplumları tedirgin etmeyi değil; Kur’an’ın rehberliğinde hikmeti, adaleti, ihtiyatı ve insan hayatının korunmasını öncelemeyi emreder. Bu metin bir kehanet ya da sansasyon değil; akılcı bir uyarı ve hayırhah bir çağrıdır. Müslüman liderlerin ve karar alıcıların bugün olağanüstü bir dikkat göstermesi, halklarına duygusal sloganlar yerine barış, güvenlik ve en az insanî kayıp yolunu göstermesi gerekmektedir.

1) Savaşın ateşinde önce insan yanar

Kur’an-ı Kerim insan hayatına eşsiz bir değer atfeder:

“Haksız yere bir canı öldüren, bütün insanlığı öldürmüş gibidir.” (Maide 5:32)

Bu ayet yalnızca ahlaki bir öğüt değil; devlet, askerî ve diplomatik politika için açık bir ölçüdür. Gerilim arttığında ilk öncelik; sivillerin, çocukların, kadınların, yaşlıların ve masum insanların korunması olmalıdır. Güç gösterileri geçicidir; insanî kayıpların açtığı yaralar ise nesiller boyu kalır.

2) Ahir zaman anlatılarında imanla birlikte ilmî ihtiyat

İslam geleneğinde ahir zaman alametleri zikredilmiştir; ancak âlimler iki temel ilkeye........

© Haber7