menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Taht Hayali ve Satılmış Ruhlar: Rıza Pehlevi'nin İran'a Dönüş Senaryosu

21 0
12.03.2026

İran, bugün iç gerilimlerle boğuşurken, sahnenin arka köşelerinde, ışıkların tam olarak ulaşamadığı bir yarı karanlıkta gizemli bir figür dolaşmaktadır: Rıza Pehlevi. Babasının tahtından devrilmesinden bu yana Washington ve Tel Aviv koridorlarında boy gösteren, röportajdan röportaja koşan, Batı medyasının özenle kurduğu platformlarda "İran'ın kurtarıcısı" rolünü oynamaya çalışan bu adam, aslında tarihsel olarak iflas etmiş bir hanedanlığın son mirasçısından başka bir şey değildir. Bu projeyi ciddiye almak, tarihsel kör noktaları beslemek anlamına gelir. Bu projeyi teşhir etmek ise bir zorunluluktur.

Pehleviler ve Tarihsel Suç Ortaklığı

1921'de Rıza Han'ın gerçekleştirdiği askeri darbeyle kurulan bu hanedanlık, başlangıcından itibaren İran'ın iç dinamiklerinden değil, dış müdahalelerden beslenen bir iktidar yapısını temsil etmiştir. İngiliz emperyalizminin bölgedeki nüfuzunu sürdürme kaygısıyla şekillenen bu kuruluş süreci, hanedanlığın genetik koduna derin bir teslimiyeti işlemiştir.

Rıza Han'ın oğlu Muhammed Rıza Şah'ın iktidarı ise bu teslimiyetin zirveye ulaştığı dönem olmuştur. 1951'de Muhammed Musaddık liderliğinde başlayan petrol millileştirme hareketi, İran halkının kendi doğal kaynakları üzerinde egemenlik talep ettiği tarihin en meşru demokratik girişimlerinden biriydi. Ancak Şah, bu girişimin karşısında durdu; dahası, 1953'te CIA ve İngiliz istihbaratının (MI6) ortak operasyonu olan "Operasyon Ajax" aracılığıyla Musaddık devrildiğinde, Şah yurda dönerek emperyalizmin tesis ettiği iktidarı devraldı. ABD hükümeti 2013 yılında ilgili belgeleri gizlilikten çıkararak operasyona katılımını resmen kabul etmiştir. Pehlevi hanedanlığını anlamak için bu başlangıç noktasını es geçmek, tarihi okumayı değil tarihi tahrif etmeyi seçmek demektir.

SAVAK: Bir Terör Aygıtının Anatomisi

Muhammed Rıza Şah döneminin en belirgin karakteristik özelliği, 1957'de CIA ve Mossad'ın doğrudan yardımıyla kurulan gizli polis örgütü SAVAK'tır. Bu örgüt, İran'ın iç siyasi yaşamını adeta bir baskı makinesine dönüştürmüştür. Uluslararası Af Örgütü'nün 1970'lerde........

© Haber7