menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Vize başvurusunda acente zulmü artıyor

29 0
03.04.2026

Dünya Kupası öncesinde Millî Takım heyecanı büyürken, vize ve pasaport teslim süreçlerinde yaşanan keyfî uygulamalar vatandaş açısından daha hassas, daha kritik ve daha kabul edilemez bir hâl alıyor. 

Pasaport teslimi için randevuyla gelen vatandaşların saatlerce bekletildiği, keyfî uygulamalara maruz bırakıldığı, zaman zaman ise incitici ve baskıcı ifadelere muhatap olduğu yönündeki şikâyetler her geçen gün artıyor.

İddiaların odağında, ABD Konsolosluğu’nun anlaşmalı firması olarak hizmet veren VFS Global’in Mecidiyeköy’deki merkezi yer alıyor. 

Son günlerde vize başvurusu yapan vatandaşlardan, pasaport teslim sürecinde yaşananlara ilişkin peş peşe şikâyetler geliyor. Anlatılanlar, sıradan bir yoğunluk ya da basit bir hizmet aksaklığıyla açıklanabilecek türden değil. İddialara göre vatandaşlar, randevulu olmalarına rağmen saatlerce bekletiliyor, birbirinden farklı ve keyfî taleplerle karşı karşıya bırakılıyor; üstelik tüm bunların yanında zaman zaman kırıcı, küçümseyici ve baskılayıcı bir üslupla muhatap ediliyor. Bu tablo, yalnızca kötü hizmet değil; vatandaşın sabrını zorlayan, onurunu inciten ve güven duygusunu aşındıran ciddi bir sorun olarak öne çıkıyor. 

Şikâyetlerin merkezinde ise, ABD Konsolosluğu’nun anlaşmalı firması olarak hizmet veren VFS Global’in Mecidiyeköy’de bulunan merkezi yer alıyor. Vatandaşların aktardığına göre, görevi yalnızca pasaport teslim sürecini yürütmek olan bu hizmet sağlayıcının bazı çalışanları, adeta asıl karar makamıymış gibi davranıyor. Oysa burada verilmesi gereken hizmet nettir: teslimat. Ne eksik, ne fazla. Ancak anlatılan tablo, teslimat hizmetinin çok ötesine geçen; vatandaşı yoran, oyalayan, gereksiz şekilde tekrar tekrar çağıran ve psikolojik olarak baskı altına alan bir uygulama düzenine işaret ediyor. 

İddiaya göre teslimat için randevu alan vatandaşlara, “Pasaportunuza işlem yapıyoruz, 1 saat sonra gelin”, “2 saat sonra tekrar gelin” deniliyor. Zaten önceden saat verilmiş, düzen kurulmuş, plan yapılmış bir süreçte vatandaşın bu şekilde defalarca geri çevrilmesi; üstelik bunun açık, net ve ikna edici bir gerekçeye dayandırılmaması, tepkilerin büyümesine neden oluyor. Çünkü insanlar oraya keyfinden gitmiyor; işini gücünü bırakıyor, şehir içi ulaşım yükünü çekiyor, ailesiyle yola çıkıyor ve verilen randevu saatine güvenerek hareket ediyor. Randevu sisteminin amacı kolaylık sağlamakken, uygulamadaki bu karmaşa tam tersine vatandaşa ilave yük bindiriyor. 

Daha da vahimi, hakkını arayan ya da sadece “Neden bekletiliyorum?” diye soran vatandaşlara yönelik kullanılan üsluba dair iddialar. Bazı şikâyetlerde, “Kızarsak 3 saat de vermeyiz, geçin kenarda bekleyin” benzeri ifadelerin kullanıldığı belirtiliyor. Bu tür sözler, yalnızca kaba bir dil sorunu değildir; aynı zamanda hizmet alan kişiyi sindirmeye dönük bir tavrın işaretidir. Vatandaşa hizmet vermekle yükümlü bir yapının, insanları adeta azarlar bir dil kullanması hiçbir şekilde kabul edilemez. Çünkü sorun yalnızca gecikme değil;........

© Haber7