menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Güzel Ahlak Önderleri

6 0
previous day

Güzel ahlak, İslam’ın özüdür; İslam güzel ahlakı inşa etmek için gönderilmiş son semavi dindir. Vahyin rehberliğiyle yoğrulmuş ahlaki değer, insanı hem dünyada hem de ahirette huzura kavuşturur. Müslüman toplumlar ahlaki değerlerden uzaklaştığında yalnızca inançlarını değil, başta kimliklerini, sonra özgürlüklerini ve bağımsızlıklarını da yitirirler.

Hz. Muhammed (sav), “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” buyurarak insanı, hayatın ve tüm âlemin merkezine yerleştirmiştir. İlk insandan bu yana insan, ancak vahyin ışığında gerçek anlamda özgür ve huzurlu olabilir. Bu, Yaratan’ın insana biçtiği ve insana da yakışan en uygun elbisedir.

Ahlak ölçülerini kaybeden Müslüman, pusulasını yitirmiş yolcuya benzer; kıblesini şaşırmış, bir dünyada bir yudum suya muhtaç kalan insan gibidir. Hakkın ve hakikatin yıldızlarına başkaldıran, İslam’ın güneşine isyan eden insan, kendini karanlığa mahkûm eder. Vahiyden uzaklaşan, kendi insanlığından da kopar; Hak ve hakikatten ayrılan ise dalaletin ve sapkınlıkların kucağında can verir.

İnsan, kendi cennetinin de cehenneminin de mimarıdır. İyilik yapan iyilik bulur, kötülük yapan kötülükle karşılaşır. Allah kimseye hak etmediğini vermez. Güzel ahlak, Allah’ın emirlerini yerine getirmek, yasakladıklarından uzak durmaktır. Çünkü insan başıboş bırakılmamış, bir gaye ve sorumlulukla yaratılmıştır. Onu hayvandan ayıran özellikte budur: Eşref-i Mahlûkat oluşu, Vahiy emanetini yüklenmiş olmasındandır.

Emanet, ancak ehline verilir. Ehliyet ise en ahlaklı, en adil, en faydalı ve örnek olanındır. O........

© Haber7