AK Parti’nin 25 yılı.. Yapılanlar, yapılamayanlar
Kuruluşunun hemen sonraki yılı tek başına iktidara gelen Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Parti’nin 25 yılını değerlendirmek gerekirse..
AK Parti’nin yaptıklarını değerlendirirken, yapmadıklarını değil, hangi konularda engellendiğini değerlendirmemiz gerekir..
Seçmenine vaat ettiği halde, iktidarının ilk yıllarında engellendiği konuları, partinin kapatılması davasını göze alarak nasıl hayata geçirdiklerini hatırlatmamız gerekir.
Bugünlerde birileri, kuruluşunun hemen sonraki ilk seçimde iktidara gelmeyi düşünüyor ve bunun örneğinin de AK Parti olduğunu iddia ediyorlarsa..
Önce AK Parti’nin tabanının oluşumunda kaç yıllık hazırlığın/birikimin olduğunu görmeleri gerekir.
AK Parti’nin seçmene vaatlerini görmeleri gerekir.
AK Parti’nin seçmenine verdiği sözü gerçekleştirmek için darbecilerin hangi tehditlerine maruz kaldığını görmeleri gerekir..
Dün CHP’de.. Bugün yeni kurdukları farklı bir partide siyaset yapanlar, seçmene hangi vaadi yapıyorlar ki, AK Parti gibi kuruluşunun hemen sonrasındaki seçimde iktidara gelebileceklerini düşünüyorlar?
AK Parti’ye girmek için aracılarla girişimler yaparken, yüz bulamayınca tam ters istikametteki CHP’de kendine yer bulan, kirli ittifaklarla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi diye, Tayyip Erdoğan gibi kendisinin de Cumhurbaşkanı seçileceğini sanan adamlar, önce şu gerçeği görmeliler.. Erdoğan, 18’li yaşlardan itibaren siyasetteki varlığının temelini, kahve kahve dolaşarak, gece yarılarına kadar halkla iç içe olarak atmıştı. Erdoğan ile kendilerini kıyaslamaya kalkanlar, bırakınız gece yarılarına kadar halkla birebir teması, “Tatil bana yakışıyor” sözleri ile gündem olduklarını unutmamalıdırlar..
Sadece Erdoğan’ın kendisinin halkla iç içe siyaseti değil, mensubu olduğu Milli Görüş çizgisinin 50 yıllık vaatlerini gerçekleştirme sözü ile AK Parti, kurulduğu yılın hemen sonraki seçimde iktidara geldi..
Temel hak ve özgürlükleri hayata geçirme, askeri vesayeti bitirme, siyasette baskıları ortadan kaldırma, Türkiye’nin dış dünyada sözünün dinlendiği bir dik duruş, kalkınma için zorunlu olan altyapı çalışmalarının tamamlanması, yıllarca sözü edilip milim mesafe alınamayan hızlı tren, yerli otomobil, savunma sanayiinde dışa bağımlılığın azaltılması yolunda, çok büyük adımlar atıldı..
Daha bir hafta önceki Mekke Anlaşması’nın önemini ne kadar anlatsak, azdır.
Yıllarca siyasetçilerden duyduğumuz asgari ücretin vergiden muaf tutulması, bu iktidar döneminde........
