menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mezuniyet cübbesiyle sınav stresi arasına sıkıştırılan çocuklarımız!

9 0
23.06.2026

Geçtiğimiz hafta ülkemizin dört bir yanında 1 milyonu aşkın evladımız Liselere Geçiş Sistemi kapsamında sınava girdi. Aylarca süren hazırlıkların ardından çocuklarımız ter döktü, anne babalar dua etti, öğretmenler heyecanla sonuçları beklemeye başladı.

Sınavlar elbette hayatın bir gerçeğidir. Belirli okullara yerleşebilmek için bir ölçme ve değerlendirme sistemine ihtiyaç vardır. Buna kimsenin itirazı olamaz.

Ancak, her LGS döneminde yaşanan bazı hadiseler, aynı soruyu yeniden sormamıza sebep oluyor;

Bir çocuğun geleceği birkaç saatlik bir sınava ve o sınavın ilk dakikalarında yaşadığı heyecana ne kadar bağlı olmalıdır?

Dört gün önce, yıllardır tanıdığım bir aile dostum beni aradı. Daha sesinden bir terslik olduğunu anlamıştım.

"Ağabey, ne yapacağız?" diye söze başladı.

Aile dostumun evladı başarılı, çalışkan ve öğretmenlerinin geleceğinden umutla bahsettiği bir öğrenciydi. Deneme sınavlarında güzel sonuçlar alıyor, okul hayatında da dikkat çekiyordu. En büyük hayali ise yıllardır eğitim gördüğü ortaokulun bünyesindeki lisede eğitimine devam etmekti. Okulunu seviyordu. Öğretmenlerini seviyordu. Kendini o okulun bir parçası olarak görüyordu.

Ancak sınav günü yaşadığı yoğun heyecan, performansını beklediği gibi ortaya koymasına engel olmuştu. Şimdi ise hayalini kurduğu liseye yerleşememe ihtimaliyle karşı karşıyaydı.

Aile dostumun asıl üzüntüsü de buydu.

Beni aramasının sebebi bir ayrıcalık talep etmek değildi. Bir baba olarak yaşadığı hayal kırıklığını paylaşmak ve "Bu saatten sonra ne yapabiliriz?" sorusuna cevap aramaktı.

Telefonun diğer ucunda sadece bir öğrencinin değil, aylarca emek veren bir ailenin üzüntüsünü ve çaresizliğini hissediyordum.

Bu yazıyı kaleme alırken niyetim bir sistemi eleştirmek değil, benzer duyguları yaşayan ailelerin sesine tercüman olabilmek ve meselenin yeniden düşünülmesine mütevazı bir katkı sunabilmektir.

Elbette hayatın her alanında stres vardır. Çocuklarımızın........

© Haber Vakti