Bir Camiden Fazlası: Kadıköy Sahilindeki Tartışmanın Gerçek Adı!
Onlara: Yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildiği zaman, ”Biz ancak ıslah edicileriz» derler. Şunu bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir, lakin anlamazlar. (Bakara,11 12)
Bazen bir mesele önümüze gelir; dışarıdan bakınca sadece taşın, toprağın, binanın hikâyesi gibi durur. Oysa o taşın altına elinizi koyduğunuzda, karşınıza koca bir zihniyet dünyası, asırlık bir hesaplaşma ve bir varoluş kavgası çıkar. Kadıköy sahiline yapılması planlanan cami meselesi, tam da bu türden, göründüğünden çok daha derin sulara işaret eden bir "sınav kâğıdıdır."
Bugün Kadıköy sahilindeki o boşluğa sadece bir cami yapılıp yapılmayacağını konuşmuyoruz. Biz aslında şunları tartışıyoruz: Şehir kime aittir? Ortak alan dediğimiz o toplumsal hafıza, kimin hayalleriyle biçimlenir? Ve en can yakıcı olanı; bir arada yaşama ahlâkımız, bir başkasının kutsalına ne kadar katlanabilir? Bu soruların cevabı, sadece bir belediye meclisi kararında değil, bu toprakların öz ruhunda gizlidir.
Geçen Haftaki O Görüntüler: Kimin Çığlığı?
Daha geçen hafta şahit olduk... Kadıköy sahilinde toplanan bir grup, sanki bu ülkenin en büyük düşmanı o sahile dikilecek bir minareymiş gibi seslerini yükselttiler. Pankartların arkasına saklanan o öfkeyi izlerken insan sormadan edemiyor: Bu hınç kime? Bu itiraz neye?
O eylemlerde atılan sloganlar, okunan bildiriler "şehri koruyoruz" kılıfıyla sunulsa da, mızrak çuvala sığmıyor. Orada yükselen ses, aslında bu toprakların öz değerlerine duyulan o eski, o hiç değişmeyen İslam düşmanlığının dışavurumudur. Sahilde yürüyüş yaparken bir cami görmekten rahatsız olan anlayış, aslında bu milletin mührünün şehrin her yerinde olmasından korkuyor. Oysa cami sadece namaz kılınan bir yer değildir; o semtin ruhu, komşusu ve dert ortağıdır.
2015 yılından bu yana süregelen bu hikâye; mahkeme kapılarında bekletilen dosyalar, durdurulan planlar ve yeniden canlanan tasarılarla adeta bir kördüğüme dönüştürüldü. Fakat bu bir "yorgunluk" değil, bir "kabullenme" sorunudur. Geçen hafta sahilde toplananlar, o alanı sadece kendisine ait kapalı bir kale gibi görüp........
