Siyaseten taharet ihtiyacı
Herhalde dünyada en çok siyaset konuşulan ülke olduğumuz gerçeğinin hepimiz farkındayız. Ömrümüz politik tartışmalarla geçiyor desek yeridir. Hemen her ortamda sözü döndürüp dolaştırıp siyasete getirir ardından da içimizdekini döker bir ferahlarız.
O meşhur “coğrafya kaderdir” sözüne tabi olup mevcut politik gündemi yorumlamak da kaçınılmaz bir sonuç olarak bu yazıyla karşınızda.
Önce şunu bir kenara not edelim: İnsanoğlu çiğ süt emmiştir, nefis taşımaktadır ve her insan potansiyel olarak bilerek ya da bilmeyerek hata yapma ihtimalini bünyesinde barındırmaktadır. Ayrıca günahın zehri yavaş yavaş öldüren sinsi bir katildir.
Güç ve para ayakları kaydıran tehlikeli zeminlerdir. Kaygan zeminlerde ayakta kalmak zordur, yol yürümek daha da zordur. Kavga etmek bin kere zordur.
Velhasıl siyaset öyle her insanın onuruyla yapabileceği bir iş değildir. Zira temel hedefi gücü elde etmek olan ve neticesinde paranın da güce koştuğu bir dünyada yaşıyoruz. Bu ikisini bünyesine alıp da dengesini sağlayabilmek cidden büyük bir marifet ve gerçekten çok değerli bir noktadır. Başarabilene helal olsun.
Bu tehlikeli mecraya girip ayakları kayan ama günahın zehrine duyulan bağımlılıkla yola devam etmekte ısrarcı olanlara da acıyacak........
