Erkek üzerinden yürütülen kimlik operasyonu
Toplumsal denge; kadın–erkek karşıtlığıyla değil, tamamlayıcılığıyla ayakta durur. Ancak günümüz söylemleri bu tamamlayıcılığı değil, çatışmayı beslemektedir.
BU BİR ÖZGÜRLÜK HİKÂYESİ DEĞİL, TOPLUMSAL ÇÖZME PROJESİDİR
Bugün bize anlatılan hikâye basit:
“Birey özgürleşiyor, kalıplar yıkılıyor, kimlikler çeşitleniyor.”
Ama sahaya baktığınızda görünen tablo çok daha net:
Bu dönüşüm en çok erkek üzerinden yürütülüyor.
Tesadüf mü? Değil.
Çünkü erkek çözüldüğünde, toplum daha hızlı çözülür.
ERKEKLİK NEDEN HEDEFTE?
Tarih boyunca toplumların ayakta kalan son kolonları bellidir:
Aile, otorite, sınır ve sorumluluk.
Bu kolonların taşıyıcısı çoğu kültürde erkektir.
Dolayısıyla modern dünyada yapılması gereken şudur:
Erkeği yıkmak değil anlamsızlaştırmak.
Bugün erkek:
• Sürekli problemli
• Sürekli toksik
• Sürekli potansiyel tehdit
olarak kodlanıyor.
Güç, sorumluluk ve liderlik ise sistematik biçimde şüpheli kavramlara dönüştürülüyor.
Sonuç?
Kimliğinden utanan, rolünden emin olmayan, varlığını savunamayan erkek.
BATI’NIN OYUNU ŞEFFAF: KİMLİĞİ BEDENDEN KOPAR
Batı’nın asıl stratejisi........
