Bugün Semanur, yarın kim?
Adaletin Geciktiği Yerde Vicdan Kanar
Ama bu sadece bir ölüm değil.
Bu, bir ailenin kalbinin sökülmesi, bir halanın evladının, bir annenin nefesinin, bir hayatın hayallerinin yarım kalmasıdır.
Bir isimden ibaret değil artık.
Bir ihmaller zincirinin, eksik kalan adaletin ve görmezden gelinen tehlikelerin sembolüdür.
Bugün Semanur’u toprağa verdik.
Ama aslında toprağa verdiğimiz sadece bir genç kız değil;
adalete olan inancımızın bir parçası, güven duygumuzun bir kısmı ve yarınlara dair umutlarımızdır.
Bu ülkede bir insan, tedavi gördüğü bilinen bir madde bağımlısının hedefi olabiliyorsa,
ve bu kişi dışarıda serbestçe dolaşabiliyorsa,
Adalet nerede başlar, nerede biter?
Bir suç işlenmeden önce önlem almak mı adalettir,
yoksa suç işlendikten sonra ceza vermek mi?
Eğer bir sistem, tehlikeyi önceden görüp engelleyemiyorsa,
o sistem sadece “gecikmiş adalet” üretir.
Ve geciken adalet, adalet değildir.
Bu mesele artık cinsiyet meselesi değil.
Bu mesele insan olabilme meselesidir.
İnsan hayatını merkeze almayan hiçbir hukuk sistemi,
gerçek anlamda adil değildir.
Kadınların, gençlerin, çocukların ve hatta toplumun tamamının güven içinde yaşayamadığı bir yerde,
eşitlikten söz etmek sadece bir temenniden ibaret kalır.
Bu cümleyi kurmak bile insanın içini parçalıyor.
Ama gerçek bu kadar sert.
Eğer caydırıcı, koruyucu ve hızlı işleyen bir adalet sistemi kurulmazsa,
bu acılar ne yazık ki tekrar edecek.
Toplum olarak artık şu soruyu yüksek sesle sormalıyız:
Bir insanın hayatı, ne zaman gerçekten korunmaya değer olacak?
Adalet sadece mahkeme salonlarında dağıtılmaz.
Adalet; önlemde, denetimde, rehabilitasyonda ve kararlılıkta başlar.
Suç işlemeye meyilli bireylerin kontrolsüzce toplum içinde bırakılması,
sadece bir hata değil,
aynı zamanda yeni suçların önünü açan bir ihmaldir.
Bu yazı bir isyan değildir sadece…
Bu yazı bir çağrıdır.
Yetkililere, hukukçulara, karar vericilere:
İnsan hayatını merkeze alan,
önleyici mekanizmaları çalışan
bir adalet sistemi artık zorunluluktur.
Semanur’un adı unutulmasın.
Onun gidişi, başka hayatların kurtuluşuna vesile olsun.
ancak başka acıları engellediğinde anlam bulur.
