Şekilperest
Bir mesleği severek yapmak meslek aşkıdır ama bir meslekle kafayı bozmak bir saplantıdır. İnsanların yollara, köprülere, barajlara, fabrikalara ve çarşılara ihtiyacı olduğu kadar huzurlu, güvenli, saygı ve sevgi dolu bir şekilde yaşamaya da ihtiyacı var. Yüksek ihtişamlı betonarme yapılar toplumları geleceğe taşımaz. Yüksek ihtisas yapmış beyinler toplumların ufkunu açar. Biz betonlara değil beyinlere daha çok önem vermeliyiz.
İnşaat elbette ki önemli bir iştir. Fakat her şey inşaattan ibaret değildir. Bir yapıyı nasıl inşa ettiğiniz önemlidir. Ancak içini ne ile dolduracağınız ve kimlere emanet edeceğiniz hayati derecede önemli bir meseledir. Bugün âlimlerin, mütefekkirlerin, münevverlerin ve asil sanatçıların yerini fenomenler, diyetisyenler ve estetisyenler doldurdu. Çünkü toplum olarak beynimize değil, bedenimize yatırım yapmayı daha mühim görüyoruz.
Yüzlerce cami inşa edince imanlı nesiller yetişmez. Yüzlerce okul inşa edince idealist öğrenciler yetişmez. Yüzlerce kültür merkezi inşa edince asil sanatçılar yetişmez. Camiler, okullar, kültür merkezleri ve diğer bütün yapılar birer vasıtadır. Önemli olan insana yatırım yapabilmektir. Gönülden gönüle uzanan köprüler, kalpten kalbe giden yollar, sevinç gözyaşlarıyla dolup taşan barajlar, ailelerin içinde huzurla yaşayabileceği ve sevgiyle yaşlanabileceği evler inşa edilmeliydi. Hayalleri gerçeğe dönüştürebilecek vasıtalar oluşturulmalıydı.
İnsanları yetiştirmek eğitimle, ruh ve fikir dünyasını geliştirmek sanatla mümkündür. Ancak biz vaktimizin, emeğimizin, hayallerimizin, hedeflerimizin büyük bir bölümünü betona harcadık. Sonradan anladık ki, her şey beton değilmiş. Betonlara değil beyinlere de yatırım........
