Atatürk'ün Altı Okunu Konuşmaya Devam!
Yazılarımı düzenli okuyan, siz değerli Haberekspres ve Haberege okuyucularının iyi bildiği gibi, medyada kimsenin konuşmadıklarını yazmaya devam ediyorum.
Son yazımda devletçilik ilkesi üzerine konuşmuştuk. Cumhuriyet'in önemli ekonomik kurumlarının, özelleştirilmesi üzerinde durmuştuk. Toplumun neredeyse tamamının kullandığı ürünlerin, özel sektör tarafından, neredeyse tekel gibi pazarlanmasının, nasıl haksız kazanç ve büyük zenginleşme getirdiğinden bahsetmiştik.
Bugün de biraz Halkçılık üzerine konuşalım.
Halkçılık, en basit olarak, Halkın, halk tarafından, Halk için idaresi şeklinde açıklanabilir. Türkiye Cumhuriyetine, vatandaşlık bağıyla bağlı olan, herkes din,dil,ırk ve etnik köken gözetmeksizin eşit vatandaştır. Hiçbir kimsenin, zümrenin yada grubun diğerine karşı üstünlüğü söz konusu değildir. Herkes, devlete karşı aynı mesafededir.
Bu tabir bile, tek başına yeterlidir. Bugün bir takım etnik, ırkçı grupların, partilerin iddia ettiği gibi bir sorun mevcut değildir. Bu sorun tamamen suni, emperyalist güçlerin, Türkiye'yi zayıflatmak ve uluslararası arenada, ilerlemesine engel olmak ve kısıtlı kaynaklarını tüketmek için kullandığı bir süreçtir. Hala da devam etmektedir.
Bir takım ırkçı grup ve partilerin iddiası, 1980 darbesi sonrası, bazı etnik kökenden gelen vatandaşların, devlet tarafından ezildiğidir. Fakat bu iddialar, gerçeği yansıtmamaktadır.
1980 darbesi gerçekleştiğinde, Beyaz Saray'da, bu haber, Amerikan başkanına "Our boys, did it!" şeklinde verilmiştir! Yani "Bizim........
