Daktilodan Yapay Zekâya... Gazetecilik Nereden Nereye?
Benim için ise sadece bir Basın Bayramı değil; yarım asırlık meslek hayatımın muhasebesini yaptığım özel bir gün.1977 yılında gazeteciliğe başladığımda ne bilgisayar vardı, ne internet, ne cep telefonu... Haber; emekti, sabırdı, alın teriydi.Gazeteyi hazırlamak başlı başına bir sanattı.
Kurşun harflerin kasalardan tek tek dizildiği, mürettiplerin satırları oluşturduğu, galelerin alındığı, tashihlerin yapıldığı, çinko klişelerin hazırlandığı, forma bağlanıp tipo makinelerinde baskının yapıldığı günleri yaşadım. Sayfa sekreterlerinin cetvel, rapido kalem ve çini mürekkebiyle milim milim çizgi mizanpaj yaptığı, bir başlığın yerini değiştirmek için bile saatler harcandığı dönemlerin tanığı oldum.Muhabir olarak haberimi daktiloda yazıyor, karbon kâğıdıyla çoğaltıyor, teleksle, telefonla ya da daha sonra faksla gazeteye ulaştırıyordum. Fotoğraflar siyah-beyaz filmle çekiliyor, karanlık odada banyo ediliyor, en iyi kare büyük bir titizlikle........
