menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ESKİ KOCA, YENİ KATİL: BİTMEYEN SAHİBİYET ZİHNİYETİ

4 0
friday

İstatistikler artık acı bir gerçeği suratımıza çarpıyor: Her gün istisnasız şahit olduğumuz kadın cinayetlerinin failleri, çoğunlukla "eski" sıfatını taşıyan eşler ya da sevgililer.

Adı üstünde; "eski"... Geride kalmış, tüm bağların kopmuş olması gereken bir figürün, ayrılığı bir vahşete dönüştürmesi, bu meseleyi ivedilikle masaya yatırmamız gerektiğini gösteriyor.

​"Eskimeyen" bir takıntı ve hukuk tanımazlık​ilişki devam ederken kadını hor gören, şiddet uygulayan ve aldatan bu caniler; mesele boşanmaya gelince mangalda kül bırakmayan birer takıntılı cellada dönüşüyor.

Beraberken kadını aşağılayan, yok sayan zihniyet, kadının onsuz ayakta kalabilmesini bir türlü sindiremiyor.

Üstelik bu canilik sadece bir öfke patlaması da değil; sistemin açıklarına sığınan kirli bir sözde özgüvenin eseri.

​Katlettiği eşine pişkince, "İki üç yıl yatar çıkarım" mesajı atabilen o zihniyet, aslında adaletin kılıcını kendi elinde sanıyor.

Bu mesaj sadece bir kadının canına kastetmek değil; hukuka, vicdana ve insanlığa fırlatılmış bir meydan okumadır. "Yatar çıkarım" diyerek cinayeti sıradanlaştıran bu karanlık, cezasızlık algısından besleniyor.

​Yaşam Hakkına İpotek Koymak

​Ayakları üzerinde durmaya çalışan kadını iş yerinde, okumak için çabalayan genç kadını kampüsünde katlediyorlar.

Çünkü bu zihniyet, kadının kendisinden bağımsız bir yaşam hakkı olduğunu kabul etmiyor.

Kadını kendisine bağımlı bir alt varlık olarak kodlayan bu ilkel dürtü, "Ben yoksam sen de yoksun" diyerek can alıyor.

​Kadın Güçlüdür, Anne Daha Güçlü!

​Oysa yanıldıkları büyük bir gerçek var: Kadın güçlüdür.

Hayata tutunmak, üretmek ve var olmak için kimsenin gölgesine ihtiyaç duymaz.

Hele ki o kadın bir anneyse, mücadelesi ve direnci iki kat daha büyüktür. ​

Toplum olarak, "eski"lerin yarattığı bu yeni cinayet dalgasına karşı sadece yasalarla değil, topyekûn bir zihniyet devrimiyle karşı durmak zorundayız.

Ben bu yazıyı kaleme alırken bile Adana’da biyolog Dilan Öztürk, üç yıl önce boşandığı kocası tarafından vuruldu.

Bir insanın yaşam hakkı, bir başkasının "birkaç yıl yatar çıkarım" sığ mantığına kurban edilemeyecek kadar kutsaldır.


© Günışığı Gazetesi