DOST ACI SÖYLER: KENDİNİ BİL
“İlim ilim bilmektir,
İlim kendin bilmektir.
Sen kendini bilmezsin,
Yunus Emre'nin yüzyıllar öncesinden gelen bu dizeleri, insanlığın en eski ve en derin öğüdünü birkaç satıra sığdırır. Yunus'u Yunus yapan da belki budur; birkaç kelimeyle ciltler dolusu hakikati anlatabilme kudreti... Bu dört mısrada asırlardır eskimeyen bir çağrı yankılanır: Kendini bil.
Bugün bilgiye ulaşmanın hiç olmadığı kadar kolay olduğu bir çağda yaşıyoruz. Parmaklarımızın ucunda milyonlarca kitap, makale, video ve veri bulunuyor. Ancak bütün bu bilgi selinin içinde kaybolurken çoğu zaman en önemli soruyu unutuyoruz: Ben kimim?
Aslında “Kendini bil” sözü yalnızca bize ait bir öğüt değildir. Antik çağlardan beri insanlığın ortak hikmetlerinden biri olarak kabul edilmiştir. Rivayete göre bu söz, binlerce yıl önce Delphi Tapınağı'nın girişine yazılmıştı. Filozoflar, bilgeler ve düşünürler insanın önce kendisini tanıması gerektiğini söylemişlerdir. Çünkü insan dış dünyayı ne kadar öğrenirse öğrensin, kendi iç dünyasını tanımadıkça eksik kalır.
Bu kadim öğüdün izleri modern kültürde bile karşımıza çıkar. Ünlü The Matrix filminde Neo, Kahin'i ziyaret ettiğinde kapının üzerindeki tabloda Latince "Temet Nosce" yani "Kendini Bil" ifadesini görür. Binlerce yıllık bir hikmetin, geleceği anlatan bir bilim kurgu filminde bile yer bulması tesadüf değildir. Çünkü zaman değişse de insanın en büyük sorusu değişmez: Ben kimim?
Doğu'da da Batı'da da hakikati arayanların yolu dönüp dolaşıp aynı kapıya çıkmıştır: İnsan önce kendisini anlamalıdır.
Tasavvuf geleneğimizde ise bu anlayış daha da derinleşir. Sıkça aktarılan “Kendini bilen Rabbini bilir” sözü, insanın kendi acizliğini, sınırlarını, yaratılışını ve özünü........
