menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

HARPUT BURÇLARINDA ZAMANIN SESİ

15 0
23.06.2026

Eğer bir gün Fırat'ın mavi göğsüne eğilmiş dağların arasından geçip Harput'un kadim burçlarına çıkarsan, sakın yalnız taşlara bakma!...

Çünkü bazı şehirler sadece taşla kurulmaz; hafızayla kurulur.

Bazı şehirler zamanın alnına yazılmış bir duadır.

Elazığ işte böyledir.

Bir yanı ayaza kesmiş dağlar, bir yanı gönülleri ısıtan ocaklar...

Taşın dile geldiği, gölgenin konuştuğu, zamanın ağır ağır yürüdüğü kadim eşik...

Harput Kalesi'nin taşlarına kulak verildiğinde, insan çağların kalp atışlarını işitir.

Belki de bu yüzden, asırlar önce Tunus'tan yükselen bir bilgenin sesi, bugün hâlâ bu dağlarda yankılanır:

Elazığ, coğrafyanın insan ruhuna yazdığı uzun bir şiirdir.

Fırat yalnız bir nehir değil; medeniyetlerin nabzını taşıyan mavi bir damardır.

Harput yalnız bir şehir değil; Anadolu'nun alnında duran bilge bir ihtiyardır.

Bu toprağın insanı; ayazın yoğurduğu, gurbetin olgunlaştırdığı, sadakatin ve mertliğin örsünde dövülmüş bir karakterdir.

İbni Haldun bunu görseydi şaşırmazdı.

Çünkü o, tarihin yalnız hükümdarların hikâyesi olmadığını biliyordu.

Bir milleti anlamak için türküsünü dinlemek gerektiğini biliyordu.

Kürsübaşı gecelerinde yankılanan bir hoyratın, bazen tarih kitabından daha fazla hakikat taşıdığını........

© Günışığı Gazetesi