menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

NABIZ TAVAN YAPTI…

10 0
01.04.2026

Dün akşam Kosova’yı deplasmanda 1-0 yenerek; 24 yıl sonra Dünya Kupasına katılma hakkı kazanan A Milli takımımızı canı gönülden tebrik ediyorum.

Güçlü Kosova takımına karşı mücadele edip daha sonra oluşan hava şartlarına da direnen futbolcularımızı kutlamak gerekir.

Yabancı bir teknik adam ile devam kararı almasına bende karşı gelmemle birlikte alınan sonuçlar bizi Dünya Kupasına katılma vizesini verdi.

Sevincimizi sonuna kadar yaşayıp daha sonra da şapkayı önümüze koymamız gerekmez mi?

Yıllardır yerli hoca ve yerli bir oyun anlayışı adı altında çok yorumlar yapıldı ve çizildi.

Mustafa Denizli, Fatih Terim ve Şenol Güneş’in dışında başka bir hocayı kabullenmedik ve de yetiştirmedik.

Mustafa Denizli: 76, Fatih Terim: 72 ve Şenol Güneş: 73 yaşında.

Kimse yanlış anlamasın ama bazı resmi işlemlerde yaş sınırlaması yapılmakta.

Biz neden genç antrenörlere şans vermiyoruz ve de sabırla yetişmesini beklemiyoruz?

Bir taraftan teknik adam bir taraftan da futbolcu sıkıntısı var.

Vincenzo Montella’yı aldığı başarıdan ötürü tebrik etmekle birlikte yerli hocaların eksiklikleri neler diye de analiz etmek gerekir.

Bence; teknik kadroda Motella’nın yardımcı antrenörü olarak Hakan Balta’nın olması yetmez.

Yardımcı Antrenör: 2, Atletik performansçı: 4, Analizci: 2, Kaleci: 2.

Bence bu kadro yardımcı antrenör kısmında artırılmalı. 2 yerli hoca daha ekibe dahil olmalı. 1 yabancı 3 yerli hoca ile Montella’ya destek olup tecrübe kazanılmalı.

Yerli oyuncuların yabancı arenalarda sahne almaları çok önemli.

Kadromuzda; Altay Bayındır: Manchester United, Ahmetcan Kaplan: NEC Nijmegen, Ferdi Kadıoğlu: Brighton & Hove Albion FC, Merih Demiral: Al-Ahli Saudi FC, Ozan Kabak: TSG 1899 Hoffenheim, Zeki Çelik: AS Roma, Atakan Karazor: VfB Stuttgart, Hakan Çalhanoğlu: FC Internazionale Milano, Salih Özcan: Borussia Dortmund, Aral Şimşir: FC Midtjylland, Arda Güler: Real Madrid CF, Deniz Gül: FC Porto, Kenan Yıldız: Juventus ve Semih Kılıçsoy: Cagliari Calcio olmak üzere toplamda 14 futbolcumuz Avrupa takımlarında ter döküyor.

Bu sayı düne göre çok çok azdı ve tabiri caizse 5 parmağı geçmezdi.

Bahsettiğim gibi futbolcu sıkıntımız var evet. Çünkü biz futbolda gelişmiş ülkeler seviyesine gelmemiz için futbolcularımızda Avrupa’nın çeşitli ülkelerin başarılı takımlarında forma giymeleri gerekir.

Arda Güler Fenerbahçe’de kalsaydı penaltı nasıl ve nasıl kazanılır diye abileri ders verirdi. Ama şimdi orta sahada attığı golle ve gösterdiği performansla Dünya’nın en futbolcular arasında gösteriliyor.

Diyeceğim mevzu tam olarak bu.

Teknik analizler ve oyuncuların performansları bazı çevreler tarafından kaleme alınacaktır illaki ama benim nazarımda futbol bir ekip işi ise bu ekibin çok iyi bir tecrübeye ve deneyime sahip olmalı.

Yöneticilerin ve taraftarında teknik ekip ile futbolculara tam destek ve de çok ama çok sabır göstermeleri gerekir. 

TFF Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu’nun Kosova maçı öncesi basına yaptığı açıklamada ‘'En karakterli Milli Takım’’ sözü hiç iyi olmadı.

Yani bu kadro en karakterli diğer kadrolar karakteri yok mu?

Ruh haliniz ne olursa olsun. Bir açıklama yapma gereği duyuyorsanız kelimelerinizi çok iyi seçerek ifade etmeniz gerekir.

Bu koltuk sahibi olan kişiler için değil. Herkesin yapması gereken bir durum aslında.

Bu açıklama havada kalmadı aslında; ilk tepki Tugay Kerimoğlu’ndan geldi.

Çünkü kaptan Tugay 2002 yılında FIFA Dünya Kupası'nda üçüncü olduğumuz kadroda yer almış bir futbolcu.

O takımda kadroda; Rüştü Reçber, Alpay Özalan, Bülent Korkmaz, Tugay Kerimoğlu, Okan Buruk, Yıldıray Baştürk, Hasan Şaş ve Hakan Şükür v e teknik direktör de Şenol Güneş hocamızdı.

Güney Kore-Japonya ortaklığında düzenlenen turnuvada Türkiye, tarihinde ilk kez katıldığı Dünya Kupası'nda üçüncülük maçında Güney Kore'yi 3-2 mağlup ederek üçüncü oldu.

Bu başarıyı göz ardımı edelim?

Evet; 24 yıl sonra Dünya Kupasına ulaşılan bir kadro çok başarılı. Fakat bu kadroyu yüceltirken geçmişte ter döken oyuncu kadrosu ile teknik kadroları hiçe sayamazsınız.

Bence yapılan eleştiriler ve tepkiler ışığında yapılan ilk talihsiz bir açıklama oldu. Birkaç gün sonra sağlıklı bir düşünce ile ne maksatla yapıldığı dile getirilir ve de bir özür dilenilir diye düşünüyorum.


© Günışığı Gazetesi