menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

MUSTAFA CİHAN FARKI

6 0
03.03.2026

Beden Eğitimi öğretmeni ve Atletizm İl Temsilcisi Mustafa Cihan.

Her gence dokunuşu olmakla birlikte; yön çizerek neredeyse spor camiasındakilerin tamamının bir noktaya gelmesinde katkısı olmuştur.

Kiminin öğretmeni, kiminin hocası, ağabeyi ve babası olmuştur Mustafa Hoca.

Hocamızı bilmeyenler içinde son günlerde alınan başarıları kaleme alarak anlatmak istedim.

Bursa'da 27–28 Şubat 2026 tarihlerinde düzenlenen U14 Türkiye Salon Atletizm Şampiyonası'nda, Elazığ Gençlik Spor Kulübü sporcusu Zeynep Esma Günhan, yüksek atlamada 1.49 metrelik derecesiyle Türkiye 2.si oldu.

Bunun dışında yine Bursa’da düzenlenen U16 Salon Türkiye Şampiyonası'nda, 12 metrelik gülle atmada Gülnaz Çetin Türkiye şampiyonu oldu.

Aynı şampiyonada bir diğer sporcu Zeynep Esma Günhan (13), yüksek atlama branşında 1.49 metrelik derecesiyle Türkiye 6.’sı oldu.

İstanbul’da düzenlenen U18 Türkiye Salon Atletizm Şampiyonası'nda kendi yaş kategorisinde 13.74 metreye ulaşarak Türkiye 3. Oldu.

Elde edilen başarılar Türkiye dereceleri.

Mustafa Cihan hocam başta olmak üzere biricik evladı ve Atletizm Antrenörü Alptuğ Cihan ve Mutlu Söyler hocalarımızın başarısı bizleri sevince boğdu.

Şimdi bu başarıları kaleme almamak olmaz.

Ama ne hikmetse ilimizde başarı çıtasını yukarıya taşıyanları paçasından tutup yere atmak için her türlü senaryolarda yok değil.

Geçtiğimiz yıllarda Mustafa hocam ile ilgili yaşanan ayak oyunlarının tamamına şahit oldum ve hocamızın telkinleri ile izlemeye aldık.

Bakıyorum da o zaman senaryo çizenler ne yüzle hocayı tebrik ve takdir ediyor anlamış değilim.

Kendi adıma söylemem gerekenler şu; Mustafa hocamdan çok şey öğrendim ve öğrenmeye de devam ediyorum.

Başarıların yeni genç ve taze eğitimcilere rehber olsun hocam.

İyi ki senin öğrencinim ve iyi ki senin sözlerini dinleyen olmuşum.

İyiler muhakkak kazanır…

HAKEMLER YİNE SAHİPSİZ KALDI…

TFF'nin yürüttüğü bahis soruşturması kapsamında PFDK'ya sevk edilen yaklaşık 650 hakem ve gözlemci 8 ay ve üzeri süreyle cezalar almışlardı.

Ceza alan hakem ve gözlemcilerin doğrudan veya dolaylı bir şekilde ilişkili bir eylem içinde oldukları sayılmış ve üst sınıra yakın sürelerde ceza almışlardı.

Mevcut şartlarda hakemler ve gözlemciler kendilerine verilen ceza sürelerini tamamladıktan sonra MHK talimatında yer alan otomatik lisans iptali hükmü nedeniyle mesleklerine geri dönemeyecekler.

(MHK talimatının 40. maddesi uyarınca bir defada 45 günü veya toplamda 90 günü aşan ceza alan hakem ve gözlemcilerin lisansları ayrıca bir karar alınmaksızın otomatik olarak iptal edilmektedir.)

Lisans iptali doğrudan bahis eylemi nedeniyle değil, talimatın ilgili maddesinde öngörülen süre sınırlarının aşılması sebebiyle otomatik olarak gerçekleşmekte.

Bu talimat ışığında bahis soruşturması bence farklı bir durumda ele alınması gerekirdi.

Verilen cezanın süresi hakemlerin ve gözlemcilerin görev sürelerinin sona ermesine hükmediyor.

Yani sonunda haklı olan kişilerin hakem ve gözlemcilikleri bitiyor.

Bu nedenle ilgili maddenin; otomatik ve mutlak lisans iptali sonucunu ortadan kaldıracak, her dosyanın kendi koşulları çerçevesinde ayrıca değerlendirilebilmesine imkân tanınması gerekir.

Süreli cezanın fiilen süresiz meslekten men sonucunu doğurmasını engelleyecek şekilde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.

Sürekli hakemleri hedefe alarak yaptığımız eleştirilerde de bu madde hakkında da haklarının savunulması gerektiğine inanıyorum.

Malum kaç haftadır hakem hataları tavan yapmış durumda.

Amatör maçlar ile birlikte, bal ligi, 3. Lig, 2. Lig ve 1. Lig maçlarında sürekli hakem hataları sosyal medyanın konusu olmuş durumda.

Talimatla birlikte hakemler ve gözlemcilerin görev süreleri sona erecekse neden antrenörler, menajerler ve yöneticiler tekrardan sahalarda oluyorlar.

TFF çatısı altında toplanan spor camiası neden hakemler ve gözlemcileri bıçak gibi kesip bir köşeye atıyorlar.

Bu talimatın kapsamını genişletin ve tüm spor camiasını içine alında bu konuyu toptan çözüme kavuşturun.

Hakemler ile ilgili kaleme aldığım köşelerimde sahibi olmadığını vurguladığımda bana tenkitte bulunan büyüklerim olmuştu.

İşte talimat maddesi ve hakemler ile gözlemcilerin hazin sonu.

Mahkeme kararı ile suçsuz olan bir hakem ya da gözlemci neden mesleğine dönüş yapamıyor.

Antrenörler, sporcular ve yöneticiler bu talimatla neden ceza almazlar.

Futbolun tek günah keçileri hakemler ve gözlemciler mi?

Bu talimatı değiştirmek çokta zor değil.

Zaten TFF ve MHK nezdinde görev alan kişiler kendi işlerine geldiği gibi kararlar alarak nice hakem ve gözlemcilerin kariyerleriyle oynamadılar mı?

Şimdi bu talimatla nice daha hakem ve gözlemcinin hakkını yenilecek ve nice veballer alınacak.


© Günışığı Gazetesi