menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bu Turnikeden Geçmeyen Yoktur…

26 0
09.04.2026

Hele de olup biteni görünce, dostlukların geldiği noktayı görünce anılara, doyumsuz sohbetlere, ortak mekanlara ve yaşanmışlıklara takılmadan bazı şeylerin ve kişilerin altını, bazılarının ise üstünü çizmenin bize kaldığı gibi…

Dil susar vücut konuşurmuş. Çok doğru bir söz, bakışlara yansıtılan çile, yüzün çizgilerine sinen yaşanmışlıklar, strese dayalı sağlık sorunları, uykusuz gecelerin yarattığı tahribat bu sözü haklı çıkarmıyor mu?

“Gel gör ki baharı kışa harcadım/ Yumuşak toprağı taşa harcadım/ Görünür gerçeği düşe harcadım/ Bütün boş vaktimi boşa harcadım.” diyen şair Erkan Saltan dizeleriyle bu sözü doğrulamıyor mu?

Farklı yollardan geçen, farklı öyküleri olan ama aynı kaderi paylaşan, ağır yükleri sırtlanan, yaşam boyu ifade özgürlüğü yerine susma hakkını kullanan, dilleri susan ama gözleri, bakışları ve bedenleri her şeyi anlatan, rakamlar büyüyüp, faturalar kabardıkça hayatı daha da zorlaşan, dişlerini sıkmaktan yorulan kesim bu sözü ve benzerlerini çağrıştırmıyor mu?

Cümlelerde saklı gizi gerçekleri yere bakarak anlatmaya çalışan, yanlış kurulan hayallerin kurbanı olan, acele alınan kararların, toplumsal baskının ve aşılmaz ve aşınmaz aile baskısının, beklentilerin kurbanı olan, bedelini yaşam boyu ödeyen kadınlar çilenin coğrafyası yok dedirtmiyor mu? Çocuklar hatırına katlanan, aynı evde yapayalnız yaşayan, dertleşemeyen, konuşamayan, anlaşamayan kadınlar gözyaşının rengi değişmiyor dedirtmiyor mu?

Duygusal, fiziksel, finansal yükleri omuzlayan, alışılmış baba kalıbından ödün vermemek için gecesini gündüzüne katan erkekler bu sözleri haklı çıkarmıyor mu?

Kutuplaşmaların ve siyasi hırsların topluma ve ülkeye ödettiği ve ödeteceği bedeller........

© Gerçek Gündem