Butlan ikliminde nafaka kararı
Daha bir önceki yazıda “sandık çökerse ilk kadınlar kaybeder, kadınların kazanılmış haklarının garantisi kalmaz” derken, bu kadar hızla kayıp yaşayacağımız akla gelmezdi. Bir sonraki yazıyı nafaka hakkıyla ilgili kaybı yazmak zorunda kalacak kadar hızlı… Anayasa Mahkemesi Medeni Kanun’un 175. maddesinde yer alan yoksulluk nafakasına ilişkin “süresiz olarak” ibaresini iptal ederek, kadınların yaşadığı ekonomik şiddeti artıracak bir karara imza attı. Oy çokluğu ile alınan kararın gerekçesini henüz bilmiyoruz. Ama mevcut kanunda cinsiyet belirtmeden eşitlik ilkesine göre düzenlenmiş olan yoksulluk nafakasına ihtiyaç duyan taraf neden hep kadınlar oluyor? Boşanma sonrası yoksul kalan neden hep kadınlar? İşte bunun nedenlerini çok iyi biliyoruz; başta ekonomik eşitsizlik olmak üzere, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin tüm boyutları kök sebeptir.
Bu ülkede kadınların “Nafaka Hakkı Platformu” kurmak zorunda kalmış olması bile ne halde olduğumuzu göstermiyor mu? Çünkü yoksulluk nafakası, lütuf değil temel bir medeni hak. Üstelik kadınların o evlilik süresince el konulan emekleri, piyasadan ücretli satın alınsa idi yaratacağı maliyetin yanına bile yaklaşamayan açlık sınırına bile yaklaşamayan meblağlarda düzenlenmiş. Bir de buna ülkenin ekonomik koşullarını; enflasyon ve hayat pahalılığını eklediğimizde, mevcut haliyle yoksulluk nafakası çok zayıf bir telafi mekanizması. O da, eğer kadınlar şiddetten kurtulmak için bu haktan feragat etmedilerse ve erkekler mal varlıklarını yok gösterip ödemekten kaçmadıysa…
Ve maalesef bunu da söylemek zorundayım; öldürülmeden boşanabildiler ve hayatta kalabildiler ise…
Barodan arkadaşlarımızın söylediğine göre, baroların ücretsiz hukuk desteği olan adli yardıma başvuruların ’sını da kadınlar oluşturuyormuş. Durum ne kadar açık, kadınların eşitliğe olan ihtiyacı ne kadar büyük değil mi?
Ne diyelim, hiç değilse karar oy birliği ile alınamamış, demek ki gerçekleri gören birileri de var.
Ve yine zamanlama manidar; nafaka hakkı, yaklaşık on senedir, “ömür boyu nafaka mağduriyeti” gibi gerçekle bağdaşmayan biçimde tartışmalı hale getirilmiş ama adım atılamamıştı. İşte şimdi gerçekle bağdaşmayan “butlan” ortamı tam uygun zemini yarattı.
Eşitlik........
