menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeni mi olacak, taklit mi?

50 0
29.07.2026

AKP iktidarı ana muhalefeti böldü. Meseleyi Tayyip Erdoğan’ın siyasi zekâsına ve dehasına bağlayıp bir dönem daha göreve devam etmeyi garanti altına aldığını düşünenler var. Tayyip Erdoğan, tesadüfi olmayan ilk seçim zaferleri sonrasındaki riskli seçim süreçlerinde kurguyu rakiplerini belirlemek üzerine yaptı ve Ekrem İmamoğlu vakıası dışında hiç kaybetmedi. Bu son girişimin nasıl sonuçlanacağı ise muamma, oyunda her hamle her zaman beklenen sonuçları vermeyebiliyor.

Ana muhalefetin seçilmiş mensuplarına haksızlık edildiğine dair geniş bir toplumsal mutabakat var. Meseleyi yolsuzluk soruşturmalarının ve iddiaların doğruluğu veya yanlışlığı üstünden okumak doğru netice vermiyor. Çünkü suçlamalara esas konuların muhalefetle sınırlı olmadığına yönelik bir toplumsal algı var. Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde gündeme getirdiği siyasette şeffaflık yasasına bizzat Erdoğan karşı çıkmıştı. Erdoğan’ın “Çalışacak belediye başkanı ve il başkanı bulamazsın...” sözleri, Özal’ın “Benim memurum işini bilir” sözlerindeki rahatlığı anımsatıyordu. Kendisinin, “Yok ben öyle demek istemedim” gibi bir tekzip diskurunu duymadık. Belli ki her durumda kazanabilme olgusuna fazla güveniyor. “Bizimle ne ilgisi var? CHP’liler birbirini şikâyet etti” söylemi de Kılıçdaroğlu’nu partinin başına getiren mahkeme kararı ile boşa düştü.

Türkiye toplumunda herkesin kabul edeceği mağdurdan ve mazlumdan yana olmak gibi vicdani bir tavır var. Bugün için bunun şiddetinin ne olacağını........

© Gazete Pencere