Çantanın içindekiler
Fotoğrafa takılıp kaldım.
Havaalanında, bağlantı koridorlarından birinde bir adam.
Sırtında bir çanta. Yanında bir polis.
Basın o gün en çok o polisi gördü. Deniz Göktaş’ın yanındaki polisi.
Ben sırt çantasını gördüm.
Bazen evinden bir sırt çantasıyla çıkarsın ama içinde ömrünü taşırsın. Deniz’in çantasının büyük gözünde yarım kalmış gösterileri var. Henüz söylenmemiş cümleler; salondan yükselecek kahkahalar. Gülmek, insanın “pes etmedim” demesinin en zarif biçimidir çünkü.
Sırt çantasının ön gözünde küçük bir kürek durur. Görünmez. Martin Luther’e atfedilen o cümledeki gibi… Yarın dünyanın paramparça olacağını bilse bile bugün o elma fidanını dikecek insanların küreği. Toprağı değil, umudu kürer o kürek.
Yan fermuarlı gözde bir pusula var.........
