menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir çocuğun geleceği kaç soruda belirlenir?

10 0
23.05.2026

Bir çocuğun geleceğini gerçekten kim belirliyor?

Ailesi mi?Öğretmeni mi?İçine doğduğu koşulları mı?Yoksa henüz 13-14 yaşındaki bir çocuğun önüne konulan ve birkaç saat süren bir sınav mı?

Önümüzdeki haftalarda yüz binlerce çocuk Liselere Geçiş Sınavı’na girecek. Türkiye’nin dört bir yanında evlerde aynı telaş yaşanıyor. Çocuklar sabah okula gidiyor, akşam kursa yetişiyor, gece deneme çözüyor. Masaların üzerinde test kitapları, süre tutulan soru çözümleri, puan hesaplamaları var. Artık çocukların günlük hayatı oyun saatlerine göre değil, deneme sınavı sürelerine göre şekilleniyor.

Ve bütün bunların ortasında sormamız gereken çok önemli bir soru var:

Biz gerçekten çocukların geleceğini mi inşa ediyoruz, yoksa onları yalnızca yarıştırıyor muyuz?

Bugün eğitim sistemi, çocukların merak duygusunu büyüten bir yapı olmaktan giderek uzaklaşıyor. Çocuklara düşünmeyi, sorgulamayı, eleştirmeyi öğretmek yerine onları yalnızca doğru şıkkı bulmaya odaklanan bir sistemin içine hapsediyor.

Başarı artık bir keşif süreci değil, bir sıralama meselesi olarak görülüyor. Bir çocuğun ne hissettiğinden çok kaç net yaptığı konuşuluyor. Ne düşündüğünden çok hangi liseyi kazanacağı önemseniyor.

Oysa eğitim dediğimiz şey, yalnızca sınav kazandırmak için var olamaz. Eğitim; bir çocuğun karakterini, hayal gücünü, yeteneklerini ve dünyaya bakışını geliştirmek içindir. Ancak biz uzun zamandır çocukları öğrenmeye değil, yarışmaya hazırlıyoruz.

Henüz 13-14 yaşındaki çocuklara kariyer baskısı yükleniyor. Daha hayatı yeni tanımaya başlayan çocuklar, sanki bütün gelecekleri tek bir sınav sonucuna bağlıymış gibi ağır bir psikolojik baskıyla büyüyor. Bu nedenle LGS, çocukların potansiyelini geliştiren bir eğitim sisteminden çok; onları küçük yaşta sıralayan ve eleyen bir yapıya dönüşmüş durumda.

Bu baskıyı sadece öğrenciler yaşamıyor. Aileler de büyük bir endişe içinde. Öğretmenler sürekli değişen sistemin içinde yön bulmaya çalışıyor. Çünkü yıllardır sınav sistemi değişiyor, ancak çocuklarımızın omzundaki yük hiç değişmiyor.

Bir dönem TEOG geliyor, sonra kaldırılıyor. Başka bir model uygulanıyor, ardından yeniden değişiyor. Sistem sürekli........

© Gazete Pencere