HADDİNİ BİLEN HÜSRANA UĞRAMAZ!
Konumuzla dolaylı da olsa, alakalı birkaç hadis-i şerif zikretmek yerinde olacağına inanıyorum! Neticede, haddini bilmemek her ne kadar cehaletle alakalı bir durum olsa da; cehaletin kaynağının da kibir olduğu bilinmektedir!
Efendimiz (s.a.v) "Kibir, hakkı inkâr etmek ve insanları hor görmektir." (Müslim, Îmân). Diye buyuruyor.
Efendimiz (s.a.v) başka bir hadis-i şerifte şöyle buyurdu: "Allah Teâlâ bana: 'O kadar mütevazı olun ki, hiç kimse diğerine karşı haddini aşıp zulmetmesin ve hiç kimse diğerine karşı kibirlenmesin' diye vahyetti." (Müslim, Cennet)
"Kim alçak gönüllülük ederse, Allah onu yüceltir. Kim de kibirlenirse, Allah onu alçaltır." (İbn Mâce, Zühd)
"İnsanların en hayırlısı, kendini bilen ve haddini aşmayan kimsedir."
Haddini bilmek, Allah'ın koyduğu sınırları (hududullah) aşmamak ve kulluk edebini korumak demektir.
İnsanın ilim, güç ve kudret yönünden seviyesini/haddini bilmesi, kibirden kaçınmasını sağlar.
Gerçek ilim, kişinin kendi acziyetini fark etmesidir... (Daha geniş bilgi edinmek isteyenler, DİB Ansiklopedisi başta olmak üzere; alakalı eserlere bakabilirler.)
Evet, her insan; başta Rabbine karşı, dolayısıyla da topluma karşı haddi korumakla yükümlüdür! Şartlar ne olursa........
