URANYUM- TORYUM- DİK DURUYORUM
İran- İsrail ABD Savaşı'nın başladığı bu süreçte yapılması gerekenler nelerdir?
Ülke olarak devletimiz ve hükümetin atacağı adımlar ne olmalıdır?
Sadece şunu ifade edebilirim ne yaparsak yapalım hangi önlem ve diplomatik ilişkilere girişirsek girişelim hiçbir artımız caydırıcı güç ile elde edilecekten daha cazibeli ve gerekli olmamalıdır. Yapacağımız en önemli çalışma uranyum ve toryum yataklarımızda hangi teknoloji ile çıkarılıyorsa çıkarılıp hızlı bir şekilde uranyum ve toryum aracılığıyla yıllardır devam eden belki de bilerek hızlandırılmayan nükleer enerji santrallerimizi açmamızdır. Hem elektrik ihtiyacımız için hem de bölgede sözümüzün daha da geçerli olması adına caydırıcılığımızı bağımsızlık için göstermeliyiz.
Öncelikle yapılacak ilk iş Sinop, Mersin'deki Akkuyu nükleer santrallerimizi hızlandırıp açmalıyız. Ve bu alanda hizmet gösteren ne kadar mühendis, profesör varsa başta istihbarat teşkilatımız ardından bütün emniyetle gözümüz gibi bu şahsiyetleri korumalıyız.
Rahmetli Prof. Dr. Engin Arık hocamız ve ekip arkadaşları toryum ve uranyum çalışmaları kapsamında büyük bir gelişmeyi keşfettikten sonra nedense geçirdikleri bir uçak kazasında hayatlarını kaybetmeleri ne kadar tesadüfi olabilir? Devlet ve hükümet bu şahsiyetleri korumaktan aciz olmadığını bilmekteyiz ancak bunlardan vazgeçecekleri ve farkında olmadan ellerini güçsüzleştiren ne gibi durumlarla karşı karşıya kalmaktadırlar?
Bakın bu bizlerin yaşamı için değil gelecek nesildeki çocuklarımızın güvende yaşaması için farz olan bir zorunluluktur.
İstiklâl Marşı'nın güftecisi Mehmet Akif Ersoy 'un- Atiyi Karanlık Görüp Azmi Bırakma şiirinin son satırlarında geçtiği sözlerini hatırlayalım:
" Hüsrâna rıza verme... Çalış... Azmi........
