EKMEK VE PARMAK
Şanlıurfa'nın ekmeği meşhurdur. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte fırınlardan yükselen sıcak ekmek kokusu, bu şehrin en güzel geleneklerinden biridir. Bu emeğin arkasında gece gündüz çalışan, alın teri döken çok sayıda fırıncı esnafı vardır. Ekmek fırınları günlük hayatın vazgeçilmez duraklarının başında gelir. Hayatın tam ortasında yer alan bu mekânlar, gün içinde birden fazla kez uğranılan yerlerdir. Bu nedenle fırınlardaki davranış biçimleri, toplumun genel yaşam kalitesini doğrudan etkileyebilecek bir öneme sahiptir. Bu nedenle bugün bazı fırınlarda ve bazı fırıncılarda gördüğüm bazı davranışları “belki düzelir” umudu ile okuyucularımla paylaşmak istedim.
Zaman zaman fırınların çoğunda karşılaştığımız manzara şudur: Urfa tabiri ile “Kalle’de duran” yani; Ekmek satma ile görevli olan zat, istediğiniz ekmekleri paketlemek için önce parmaklarını diliyle yalamak suretiyle hatırı sayılır bir şekilde ıslatır, ardından ambalaj kâğıdını alır. Öyle ki, ekmekleri sardığı kâğıtta tükürüğünün ıslaklığı eve gidene kadar da kurumayacak cinstendir. Bununla da bitmez. Daha sonra poşeti açabilmek için yine ağzını ve dişlerini kullanır. Bir eliyle ambalajladığı ekmekleri tutarken diğer eliyle poşeti alır ve dişlerinden yardım alarak poşeti açıp ekmekleri içine koyar. Bu faaliyet ve gelenek yıllardır devam eder durur. Ben bu hareketin ne kadar kötü, iğrenç ve sağlıksız olduğunu derslerimde, koordinatörlük görevim esnasında ve diğer eğitim faaliyetlerimde........
