HASED VE BİRLİK
Arapça bir kavram olan hased, Türkçede kıskançlık olarak ifade edilir. İnsanın kalbinde saklanan, harekete geçmesi için kışkırtıcı, içini kemiren gizli bir kindir. Henüz fiiliyata geçmemiş düşmanlık tohumu durumundadır. Kur’an ve hadislerde de kıskançlık hased kavramıyla ifade edilmiştir. Zamanla ve bazı tetikleyici unsurların etkisiyle zakkum gibi filizlenir, yayılır ve şiddete dönüşebilir. Toplumları, aileleri harab eden birçok kavga ve çatışmaların temelinde bu hased yatmaktadır. Kur’an-i Kerim, Felak suresinin son ayetinde “hased ettiği zaman hasedçinin şerrinden Allah’a sığınmayı” emretmektedir.
Hasedin şer ateşini söndüren ve onu etkisizleştiren iman gücüdür. İman bir ağaca, hased gibi olumsuz duygular da çevresinde biten zararlı ot ve dikenlere benzer.
Yeni dikilmiş küçücük fidanların etrafını değişik otlar ve dikenler sarar. Eğer fidanın çevresi bellenmez ve otlar temizlenmezse, onu boğup kurumasına yol açarlar. Derken fidan büyüyüp görkemli bir ağaç haline geldiğinde artık çevresindeki otların ve dikenlerin kuruyup yok olduğu görülecektir. Yok olmasalar da artık ağaca hiç bir zarar veremezler. İşte iman ve hased durumu da bu misale benzer. Eğer kişide iman güçlü ise, şerli hasedi etkisizleştirecektir. Ancak zayıf imana sahip kimsede hased etkindir, şerri ortaya çıkabilir.
İman aynı zamanda bir elektrik, bir enerji gibidir. Düşük voltajlı bir elektrik, klima, buzdolabı, çamaşır makinesi gibi büyük cihazları çalıştıramaz ancak düşük voltajla çalışan........
