menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BAĞ SAHİBİ

16 0
26.08.2026

Bilindiği gibi, Müslüman olmak için Allah’ın bir olduğuna ve Muhammed (ASV)’ın O’nun Resulü olduğuna inanmak ve bunu dille söylemek gerekir. Akaid kitaplarında Müslümanlığın anahtarı veciz olarak: “Kelime-i Şehadeti kalben tasdik ve dille ikrar etmek” şeklinde ifade edilmiştir. Müslüman olmayı kabul eden kimse, Allah’a ve Resulüne hem kalbiyle, hem diliyle bağlanmış olur. Allah’a inanıp O’nun gönderdiği elçiye inanmamak bizzat Allah’a inanmamak durumundadır. 

Hz. Muhammed (ASV) iki yönlü bir elçidir. Bir yönü Allah’tan kullara gelen Allah’ın temsilcisi olmasıdır. Allah’tan aldıklarını kullara bildirir, Allah’ın elçisi olarak, yaptığı ve söylediği her şey Allah adınadır. Diğer yönü ise, Allah’a karşı kulların temsilcisi olmasıdır. Bu yönüyle, kulların dileklerini, ibadetlerini, Allah’tan beklentilerini, O’na iletir. Yüce Allah, bütün mahlûkat adına O’nu huzuruna çağırır, O’nunla görüşür.

Bütün insanlığın bu muhterem elçiye karşı büyük bir bağlılık içinde olmaları gerekir. O’nu kabul etmeyenlerin dahi O’na saygılı olmaları insanlık gereğidir. Herkesin kendi özgür iradesiyle O’na iman etmeye ve O’na bağlanmaya karar vermesi esastır. Tamamen kendini O’nun dışında tutan, inançsız kimselerin dahi O’na saygısızlık etme hakkı yoktur. Bir kimse,........

© Gazete İpekyol