ASIL BEKA SORUNU BUDUR!
Bu rapor çok önemli. Çünkü Türkiye'de uyuşturucu kullanımı, yakalamalar, tedavi görenler ve uyuşturucu kaynaklı ölümlerin yanı sıra cezaevindeki uyuşturucu kaynaklı suçlarla ilgili hepimizi ürpertecek rakamlar ortaya çıkmış durumda. Rapordan önemli gördüğüm bazı bölümleri sizler için alıntıladım. Bakın şöyle: -Son yıllarda sentetik uyuşturucuların kaçakçılığında dünyada olduğu gibi ülkemizde de keskin artışlar var. -Ülkemizin metamfetamin kaçakçılığında hedef ve transit ülke olmaya devam ettiği görülmektedir. Ülkemiz üzerinden farklı ülkelere ve bölgelere hedefli metamfetamin kaçakçılığının başlamış olabileceğini gösteren bazı yakalamalar gerçekleşmiştir. - Ülkemizde şu ana kadar yasa dışı fentanil yakalamaları gerçekleşmemekle birlikte son yıllarda sentetik ecza yakalama miktarlarında rekor miktarlarda artışlar yaşanmıştır. -Kolluk birimlerimizce Türkiye genelinde 2023 yılında 251 bin 851, 2024 yılında ise yüzde 22,7 artışla 309 bin 028 olaya müdahale edilmiştir. Bu olaylarla bağlantılı 374 bin 948 şüpheli yakalanmıştır. Raporda yer alan saptamalara devam ediyorum: -2024 yılında toplam 390 bin 778 kişi uyuşturucu madde bağımlısı olduğunu belirterek, tedavi olmak için başvuruda bulundu. Bu kişilerin 14 bin 53'ü yatarak tedavi altına alındı. -Başvuranların yüzde 48,1’i ilk kez tedavi gördüğünü, yüzde 50,2’si ise daha önce tedavi gördüğünü belirtti. Yüzde 1,7’lik kesimin tedavi geçmişi bilinmiyor. *2024 yılında yatarak tedavi gören hastaların maddeye ilk başlama yaşı ortalamasının 22 olduğu görüldü. -2024 yılında tedavi gören kişiler iş durumlarına göre incelendiğinde; yüzde 43,2’sinin düzenli bir işinin olmadığı, yüzde 36,2’sinin düzenli bir işinin olduğu, yüzde 12,2’sinin işsiz olduğu, yüzde 3,2’sinin de öğrenci olduğu belirlendi. Raporda yer alan çarpıcı bir bölüm ise, 2024 yılında tedavi gören hastaların tedavi gördükleri madde türlerinin dağılımları… Buna göre yüzde 14,6’sı eroinden, yüzde 29,1’i metamfetaminden, yüzde 17’si esrardan (Bu bağımlılık türünde 2023 yılına göre artış var. 2023'te yüzde 11,2), yüzde 8,1’i sentetik kannabinoidden (2023 yüzde 4,9), yüzde 4,2’si diğer opiyatlardan, yüzde 3,5’i kokainden, yüzde 0,8’i ecstasyden, yüzde 1,2’si uçucu maddeden, yüzde 13,1’i diğer maddelerden (2023 yüzde 8,9), yüzde 8,4’ünün ise bilinmeyen maddeden tedavi başvurusu yaptığı tespit edildi. * Tedavi olanların yaş grubuna göre dağılımı incelendiğinde, tedaviye başvuranların 25-34 yaş grubu arasında yoğunlaştığı ve bu yaş grubundaki hastaların toplam hastalara oranının yüzde 45,1 olduğu görüldü. Ve ölümler… Rapora göre 2024 yılında 427 kişi madde bağımlılığı sonucu olarak hayatını kaybetti. Ölüm olaylarının yüzde 47,7'si yani 204 kişi bonzai, yüzde 33.3'ü olan 142 kişi metamfetamine, yüzde 23,3'ü olan 97 kişi ise Ecstasye sonucu hayatını kaybetti. Yüzde 8.3 ile 35 kişinin ölümüne ise eroin bağımlılığı neden oldu. *** Bunlar Emniyet’in verileriydi. Şimdi raporda yer alan Adalet Bakanlığı verilerini inceleyelim. Uyuşturucuya bağlı suçlardan hüküm giyenlerin toplam hüküm giyenler içindeki oranını 1990’dan 2024’e kadar görmek mümkün. Uyuşturucuya bağlı suçlar uyuşturucu kullanımından, pazarlamaya ve imal etmeye bir dizi faaliyeti kapsıyor. 2000’lerin başında uyuşturucuya bağlı suçlardan hüküm giyenlerin toplam hüküm giyenler içindeki oranı yüzde 5’in altında. 2013 yılında uyuşturucuya bağlı suçlardan hüküm giyenlerin toplam hüküm giyenler içindeki oranı yüzde 10’un altında. 2024 yılına geldiğimizde ise yüzde 40’a doğru yaklaşıyor. Ceza infaz kurumlarında 2024 yılı itibarıyla uyuşturucu madde bağlantılı suçlardan dolayı 149 bin 523 hükümlü ve tutuklu var. 2023 yılında Türkiye’de uyuşturucu madde bağlantılı suçlardan ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklu oranı yüzde 33,7 iken 2024 yılında bu oran yüzde 38.92’ye yükseldi. Toplam hüküm giyenler içinde uyuşturucuya bağlı suçlardan hüküm giyenlerin oranı 2019’dan 2024’e yüzde 178,8 artmış durumda. İşte rapor bu şekilde. Sizleri bilmiyorum ama ben büyük bir ürperti duydum! Memlekette gençler umudunu kaybederken, uyuşturucuya bağlı suçlar sistematikleşmiş ve artmış durumda. Durum böyle olunca uyuşturucuya bağlı suçlarla mücadele de hızlandı. Ben bu ülkede artık gençlerin gelecek umudunu yitirmesi ile artan uyuşturucu kullanımının memleketin esas beka meselesi olduğunu düşünüyorum. Gençlerin hayatına yeniden yön, anlam ve öngörülebilirlik kazandıracak politikalar kurulmadıkça ne uyuşturucuyla mücadele sonuç verir ne de artan şiddet dalgası durur!
