VERGİ TEŞVİKİ İHRACATÇIYI KURTARMAZ
Geçtiğimiz günlerde yirmi yıldır ihracat yapan bir fabrika sahibiyle dertleştik. Sorusu aslında Türkiye’nin üretim gerçeğini özetliyordu: "Devlet bana vergi indirimi veriyor. Ama ben zaten vergi ödemiyorum çünkü kâr etmiyorum. Zararına sattığım bir ortamda, bu teşvik benim hangi yaramı sarıyor?"
Bu soru, bugün binlerce imalatçı ihracatçının ortak çığlığıdır. Devlet cephesinden gelen cevap hep aynı: "Vergi teşviki var, Dahilde İşleme İzni var, Eximbank kredisi var." Bu yazıda, bu cevapların neden sahadaki gerçeğe dokunmadığını rakamlarla ve sade bir dille anlatacağım.
Devletin sunduğu destekleri küçümsememek gerekir ancak bu desteklerin tasarımı "normal ve kârlı" zamanlar için yapılmış. Oysa biz olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Kurumlar vergisi indirimi kulağa hoş geliyor ancak vergi hukukunun temel kuralıdır: Kazanç yoksa vergi de yoktur. Son üç yıldır maliyet baskısı nedeniyle bilançosu eksiye düşmüş bir firmaya vergi oranını indirmeyi vadetmek, kağıt üzerinde kalan bir vaatten öteye geçemez. Dahilde İşleme İzni (DİİB) ithal hammadde kullananlar için kıymetli bir enstrüman olsa da yerli yan sanayiden beslenen üreticiyi tam korumuyor. Üstelik........
