Çoktan seçmeli zihinler ve ailelerin sınav kaygısı!
Sınav sistemimizde bazı değişiklikler yapılacağı söyleniyor. Sınav; saygıdeğer anne ve babalarımızın en hassas noktalarından biri. Bu konular konuşulmaya başlanınca epey bir kaygılanıyorlar. Malum Karadeniz insanıyız ve çocuklarımızın eğitimine son derece önem veriyoruz Yavrularımız ise çoktan seçmeli test tekniğinin kaldırılması ile ilgili endişeler yaşıyorlar. Sınavların tamamen açık uçlu hale gelmesi onların hiç bilmedikleri bir mecra. Okullarda “çoktan seçmeli” test tekniği dışında yöntemler kullanılsa da LGS, TYT, AYT gibi sınavlarda bunun dışına çıkılabileceği ihtimali onların gözünü korkutuyor.
Oysa bu teknik kadar insanlığın medeniyet kulvarında ilerlemesini yavaşlatan bir etken daha olamaz. 19. Yüzyıla kadar neredeyse hiç kullanılmayan bu teknik, 20. Yüzyılın başlarında dönemin seri üretim içgüdüsünü insanlığın zihnine yerleştirebilmek için yaygın olarak kullanılıyor. Düşünmeyle değil sadece üretmeyle ilgilenen, kendine verilmiş seçeneklerle yetinen ve tüm zamanını patronlar için çalışmaya adayan işçi grupları yaratmak için mükemmel olduğu anlaşılınca dönemin elitleri arasında bayağı popülerleşiyor. Bu tekniği ilk kullanan Frederick J. Kelly, 1914 yılında öğrencilerin yeteneğini ölçmek için diğer yöntemlerden daha verimli olacağına inandığı için bu yöntemi icat ediyor. Kaderin şu işine bakın ki Kelly, daha sonra standart hale getirilmiş testlerin öğrenciler üzerindeki olumsuz etkilerini görünce pişmanlık duyuyor ve durumu tersine çevirmek için harekete geçince de “modernleşmeye direndiği” gerekçesiyle üniversitedeki işinden kovuluyor.
Çoktan seçmeli sınav mantığının olumsuz etkilerine bir bakalım. Çoktan seçmeli sınav tekniği, yani test tekniği; analiz, sentez, eleştirel düşünce ve problem çözme gibi her insanın sahip olması gereken derin yetenekleri........
