ALGIMIZI KURTARMAK
Bir soruyla başlayalım: Algılarımızla oynanıyor mu? Kesinlikle oynanıyor. Başka türlüsü mümkün olamaz. En basitinden ekonomi bunun üzerine temellendirilmiş durumda. Algılarımızı değiştirmeden (çoğu gerçek ihtiyaçlarımızın dışında olan) ürünlerini pazarlamaları mümkün değil. Bunu yapabilmek için de en insani tarafımıza, duygularımıza el uzatmaya cüret ediyorlar. İçimizde korku, şaşkınlık, üzüntü, kızgınlık ve daha yüzlerce olumsuz duygu yaratarak psikolojilerimizi alt üst ediyor, her türlü kabule hazır hale getiriyorlar bizi. Herkesin bu kadar umutsuz olmasının altında yatan nedenlerden biri bu olmasın sakın? Bize bellettikleri yıkıcı reklam senaryolarını iyice içselleştirdik. “O arabayı almazsan adam değilsin, o pırlanta yüzük sana alınmadıysa evliliğinin hiçbir anlamı yok, o koltuk takımı evinde yoksa asla mutlu olamazsın…” türünden alt mesajlarla merhamet, ilgi, huzur, güven, sükûnet, kabulleniş, paylaşma, sevinç, empati gibi duygularımızın yerine algılarımızı değiştirerek satın alma hırsını yerleştirdiler.
Sadece reklamlar değil, her konuda algılarımızı oyuncak yaptılar. Subminal mesajlara da hiç ihtiyaçları yok. Bizi, doğamızda bulunan en önemli yetimizden yakaladılar: Uyum sağlamak. Doğru kullanılırsa bize onca kazanımı sağlayan güçlü bir yönümüz… Hepimiz karşımızdakinin davranışını modelleyerek iletişim kuruyoruz. Basit bir örnek verelim: Bir konferans veriliyor, yanınızda oturan kişi tatlı tatlı ve hararetli bir şekilde esnemeye başladı. Bir süre sonra ya siz de esnemeye başlarsınız ya da hafiften uykunuz gelir, dikkatiniz dağılır. Günümüzün çoğu........
© Gazete Gerçek
