KAHVALTI: HAYATIMIN EN BÜYÜK AŞKI
Benim bir zaafım var. Öyle çikolata, alışveriş falan değil… Daha derin, daha sarsıcı bir bağ: kahvaltı. Ama öyle her gün yapılan sıradan bir öğünden bahsetmiyorum. Benimki adeta bir tören. Bir ritüel. Bir kavuşma hikâyesi. Çünkü biz kahvaltıyla haftada sadece bir kez görüşebiliyoruz. Diğer günler mi? Onlar biraz, nasıl desem duygusal olarak uzak, fiziksel olarak da ayakta geçen ilişkiler. Bir yudum çay, iki lokma bir şey, bazen sadece “niyetlendim” diyerek güne başlamak. Yani kahvaltı değil de daha çok “kahvaltının hayaleti”.........
