Sürat felakettir, hızın fazlası 'körlük' yapar
Simitçinin küçük camlı arabasının önünde üç kişi vardı. Satıcı küçük şeffaf poşeti eline geçiriyor, simiti kavrayıp poşeti ters çevirerek el değmeden müşteriye uzatıyordu. Hızlıca para üstünü alıp sonraki müşteriye bakıyordu. O sırada arkadan bir ses “Mecidiyeköy’e nasıl giderim” diye sordu. “30M’ye bineceksiniz” dedi simitçi. “Bu duraktan mı kalkıyor” sorusu geldi bu kez. “Evet” dedi simitçi. Hızla uzaklaştı soruyu soran. Sıradaki müşteri ”Bir teşekkür etseydi keşke” dedi. “Siz belediye görevlisi değilsiniz sonuçta!”… Simitçi içini çekti “Akşama kadar kaç kişiye yol tarif ediyorum, çok azı teşekkür ediyor. Hep bunlar aceleden” dedi kanıksamış bir ses tonuyla.
***
“Bu kentte görünmezlik pelerini ile gezenler var” dedi kadın. Gülümsedi adam, “çok fantastik” diye cevap verdi. “İnanmıyor musun” dedi kadın “gel göstereyim.’”
Köşedeki kafenin cam önündeki masasına oturdular. “Sen kahvelerimizi al” dedi kadın, “ben sokaktaki görünmezlerden birini seçeyim gelince sana hikayesini anlatırım.”
O sırada sokakta bir üniversite öğrencisi el ilanları dağıtıyordu.
“Bak” dedi kadın, “Şu genç adam elindeki duyuruları gelen geçene vermeye çalışıyor. Sokağın köşesine yeni bir köfteci açılacak. Tanıtım için küçük el ilanları hazırlanmış. Günlük yevmiye ile bunları dağıtıyor bu çocuk.
Göründüğü kadar kolay bir iş değil. Bak, bazıları almamak için yolunu değiştiriyor, bazıları alıp az ilerde yere atıyor. Biraz kibar olanlar ‘almayım teşekkürler’ diyerek reddediyor. Genç adamın en........
© Gazete Duvar
