menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Herkes Futbolcu Olmak İster Peki Neden Hakem Olmak İstemez?

10 0
09.04.2026

Geçen gün bir arkadaşımın 15 yaşındaki oğlunun “Hakem olacağım” dediğini duydum. Garipsedim. Çünkü bu, alıştığımız bir hayal değil.

Futbolculuk daha cazip. Daha havalı, daha görünür.
Hakemlikte ise işler tersine döner; doğru da olsan tartışmanın ortasında kalırsın.

Sahada herkes futbolcuyu konuşur.
Ama oyunun akışını hakemin kararları belirler.

Ve ilginç olan şu:
Hakemin verdiği kararlar sürekli eleştirilir…
Ama kimse hakem olmak istemez.

Bugün bir de teknoloji var. VAR, yarı otomatik sistemler…
Yani oyunun içinde bir “üçüncü göz” var.

Sorum şu: Kararı kim verecek?
Bazı anlar vardır; görüntü yetmez, yorum gerekir.
Ve bu hala insana ait.

Akla gelen ilk hakemlerimizden biri:
Cüneyt Çakır, yıllarca dünyanın en üst seviyesinde maçlar yönetti ve IFFHS listelerinde en iyi hakemler arasında gösterildi.
Ancak hakemlikte de bir süre var; genelde 45 yaş civarında bu yol kapanıyor.

Madalyonun diğer yüzü de var elbette; hakemlik denince akla gelen bazı yüzler daha çok ekran performansıyla hatırlansa da, sahadaki gerçeklik bambaşka bir yerde duruyor.

Herkes oyunun içinde olmak ister.
Fakat oyunu yönetmek başka bir şey.

O 15 yaşındaki çocuk ise
İhtiyaç duyulan kişi mi olmak istiyor,
Yoksa ilgi duyulan kişi mi?

Asıl fark tam da burada başlıyor…
İnsanı anlamak için de üçüncü bir göze ihtiyaç var mı acaba… :)


© Fotospor