Başakşehir savunması Sergen’i kurtardı!
Futbolun hatalar oyunu olduğunu hepimiz biliyoruz; en az hatayı yapanlar ise sahadan galip ayrılıyor. Bu yaklaşım Başakşehir-Beşiktaş maçında da söz konusuydu. Tarafların yaptıkları savunma hataları, golleri beraberinde getirdi. Bu hatalar üzerinde bir tanesi var ki, üzerinde hassasiyetle durmak gerekiyor. Başakşehirli Opoku’nun Beşiktaş’ın ilk golünde ayağındaki topu tutamayıp, saçma sapan bir şekilde kendisinden en az 5 metre uzaklıktaki Hu’ya kaptırmasıydı. Kimse kusura bakmasın, ben bu tip hataları maç içinde yapılan doğal hatalar olarak görmüyorum. “Bilerek mi yapılıyor?” diye soracak olursanız, doğrudan “Evet, bilerek yapılıyor” cevabını veremem. Ancak fazlasıyla şüphe uyandırdığı bir gerçek. Futbolu Fulham altyapısında öğrenmiş birine yakışmayacak bir hata…
Maç seçen futbolcular
Başakşehir savunması sadece ilk golde değil, maçın büyük bölümünde savunmada çok büyük açıklar verdi. Kartal’ın attığı ikinci ve üçüncü gollerde de, Başakşehir savunmasındaki oyuncular tribündeki seyirciler gibiydiler. Ev sahibinin basit savunma hatalarını önce Orkun sonra Mustafa affetmedi. Beşiktaş karşısında Başakşehir’i izlerken birden aklıma bu takımın 7 Aralık tarihinde F.Bahçe ile oynadığı 90 dakika geldi. “O maçın yıldızları kimlerdi?” derseniz, hemen cevabı vereyim: Opoku ve Kemen’di. F.Bahçe sınavında varını yoğunu ortaya koyan bu ikili, Beşiktaş sınavında belki de ev sahibi takımın en kötüleriydi. Onların bu performansını gördükçe, “Acaba futbolcular, maç mı seçiyorlar?” sorusu aklıma takıldı. Başakşehir’in golcüsü Özbek Shomurodov da varlık gösteremeyen isimlerdendi.
Başakşehir sınavında yetersiz Sergen’in, oyuncu tercihlerinde birkaç doğru hamlesi vardı! Örneğin ilk 11’de Cengiz’e şans vermedi. Haftalardır bu konuda eleştirdiğimiz Beşiktaş teknik direktörü, en sonunda Cengiz gerçeğini gördü. Eski F.Bahçeli maçın sadece son 5 dakikalık bölümünde şans buldu. Yetersiz Sergen’in ikinci doğru tercihi kalede Ersin’i kullanmasıydı. Böyle zor bir deplasmanda haftalardır resmi maça çıkmamış, yeni transfer Vasquez’i tercih etmesi intihar olurdu. Kaleyi kaptırmayan Ersin, yaptığı kritik kurtarışlarla teknik direktörünü mahcup etmedi. Kim ne derse desin, Beşiktaş’ın kalesinde Ersin oynamalı. Yetersiz Sergen’den bir başka doğru oyuncu tercihi de Murillo’ydu. Marsilya’dan transfer edilen Panamalı, yeni gelenler arasında sanki en faydalısı olacak gibi duruyor.
Güçlü oyunu olmayan bir Beşiktaş
Maçı kazanmasına rağmen Beşiktaş’ın hala güçlü bir oyununun olmaması can sıkıyor. Bu olumsuzluğun nedeni, kabul etmek gerekiyor ki, yetersiz Sergen’in takımı maçlara yeterince iyi hazırlayamaması. Başta Rafa Silva olmak üzere, giden yabancıların en büyük eleştirisi, Beşiktaş teknik direktörünün bu konudaki yetersizliğiydi. Bu sorun, ne yazık ki hala devam ediyor. Takıma gelen yeni isimler, ilk maçların coşkusuyla oynadıkları için, şimdilik sanki bir sorun yokmuş gibi duruyor. Ancak ilerleyen haftalarda, beklenmedik puan kayıpları geldikçe bu gerçek açık bir şekilde görülecek. Örneğin Olaitan ikinci maçında sudan çıkmış balık gibiydi; benzer bir ifade Asslani için de kullanılabilir. Bu arada Cerny’nin mutsuzluğu beden dilinden rahatça anlaşılıyor.
22 maçta puanını 40 yapan ve beşinci basamaktaki Beşiktaş’ı şimdi zor bir fikstür bekliyor…. Önce Göztepe, sonra Kocaeli deplasmanı ve arkasından G.Saray derbisi… Bu 3 maçtan Kartal 9 puan çıkartırsa, müthiş bir performans ortaya koymuş olur ; ben de Sergen Hoca için kullandığım “yetersiz” sıfatına büyük bir memnuniyetle son veririm. Ancak Beşiktaş’ın oynadığı bu futbolla, bu 3 zorlu maçtan 3 galibiyet çıkarması futbol realitesi açısından pek mümkün gözükmüyor. Ama Opoku gibi futbolcuların yapacakları basit hatalar, bazen futbolun realitesini yerle bir edebiliyor. Tahmin ediyorum; Beşiktaş teknik kadrosunun umudu, rakiplerin böyle ucuz savunma hataları yapmaları. Çünkü akan oyunda organize olamayan Beşiktaş’ın skor bulması zor gözüküyor.
