menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kışı Courchevel’de uğurlarken

22 0
02.03.2026

Marbella’daki Puerto Banus marinası, 5 Ocak’ta Instagram hesabından dikkat çekici bir paylaşım yaptı: “Kötü bir haberimiz var: Hayatta her şey geçici. Ama bu aynı zamanda iyi haber. Eğer işler yolunda gidiyorsa tadını çıkar; çünkü bir gün bitecek. Eğer işler kötüyse üzülme; o da bir gün bitecek.”

80 yılı geride bırakan Fransa’nın gözde kayak merkezi Courchevel de elbette bir gün bitecek. Ancak o güne kadar dünyanın en iddialı kayak merkezlerinden biri olmaya devam edecek. St. Moritz’in zamansız, aristokratik dinginliğine karşılık Courchevel’in yüksek tempolu, dinamik karakteri varlığını sürdürüyor.

Fransız ekonomik düşüncesinin sembol ifadelerinden “laissez-faire, laissez-passer” (bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler) liberal ekonomik modelin temel sloganlarından biri haline gelmişti. Ancak Courchevel’in kuruluş hikayesi bu anlatının dışında bir örnek sunuyor. 

1946’da devlet öncülüğünde planlanan bu resort, savaş sonrası Fransa’nın ekonomik yeniden yapılanma stratejisinin parçasıydı. Amerikan Marshall yardımları önemliydi, ancak uzun vadeli gelir üretimi için turizm, stratejik bir alan olarak konumlandırıldı. Böylece Courchevel projesi doğdu.

Bu nedenle Courchevel’in kimliği, geleneksel kayak kasabalarından farklı gelişti. St. Moritz girişimcilik ve erken dönem elit turizm kültürü üzerinden büyürken, Courchevel daha devlet-planlı bir turizm ekonomisinin ürünü oldu. Merkez kurulduğunda profil; Parisli elitler, İngilizler, İtalyanlar, Belçikalılar ve Hollandalılardı.

1990’lardan itibaren sermaye hareketleri Courchevel’in sosyal dokusunu yeniden şekillendirdi. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından kamusal özelleştirmelerle oluşan Rus oligark sınıfı, Avrupa lüks turizm destinasyonlarının önemli........

© Forbes Türkiye