menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Küresel riskler çağında Trieste koridoru

4 0
21.05.2026

Lojistik artık arka planda çalışan teknik bir operasyon olmaktan öte ekonominin rekabet gücünü belirleyen ana unsurlardan biri. Pandemiyle başlayan tedarik zinciri kırılmaları, Rusya-Ukrayna savaşı, Kızıldeniz ve Süveyş hattındaki güvenlik riskleri, Hürmüz çevresindeki jeopolitik tansiyon ve Balkan geçişlerindeki dönemsel belirsizlikler, üretici ve ihracatçı şirketler için rotanın kendisini stratejik bir karara dönüştürdü. Bu nedenle Trieste hattına yönelik ilgi, yalnızca mevcut hacimden değil, önümüzdeki dönemde jeopolitik gelişmelerin bu koridoru güçlendirebileceği beklentisinden de besleniyor. Sektörün ana oyuncuları hamlelerini bu yeni denkleme göre şekillendiriyor. Bu şirketlerden biri de Trieste merkezli Samer & Co. Shipping.

Yönetim Kurulu Başkanı Enrico Samer ile Türkiye ofisinin birinci yılı vesilesiyle İstanbul’da bir araya geldiğimizde, konuşmamız bu yeni lojistik gerçeklik etrafında şekillendi. Elbette şirketin 1919 yılında kurulduğu Trieste kenti de özel konumu ile bu sohbette kendine önemli bir yer buldu. Zira Trieste, yalnızca tekerlekli araçların taşındığı bir ro-ro hattının varış noktası sayılamaz. Avrupa içlerine uzanan demiryolu bağlantıları, serbest liman statüsü ve intermodal taşımacılık kapasitesiyle ihracatın rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir kapı. Bu tarihsel statü, Avrupa Birliği dışından gelen yükler için özel avantajlar yaratıyor. Türkiye’den Trieste’ye giden treylerlerin Avrupa içlerine yönlendirilmesinde gümrük ve transit rejimi açısından sağlanan kolaylıklar, hattın uzun yıllardır Türk taşımacılar için cazip kalmasının nedenlerinden biri. Enrico Samer, “Burada asıl rekabet, diğer deniz hatlarından çok karayolu taşımacılığıyla yaşanıyor. Türkiye’den çıkan bir yük, elbette Balkanlar üzerinden karayoluyla da Avrupa’ya ulaşabilir. Ancak kara rotalarının sınır geçişleri, bekleme süreleri, yol izinleri, bölgesel siyasi gerilimler ve dönemsel yoğunluklar gibi değişkenleri var. Trieste hattı ise ro-ro ve demiryolu entegrasyonuyla bu belirsizliklerin bir bölümünü azaltıyor. Bu nedenle hız kadar, teslimatın ne zaman ve hangi maliyetle yapılacağını öngörebilmek de değer kazanıyor” diyor. 

........

© Forbes Türkiye