menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Şahsiyet İnşa Etmek! “Çizmeci Mahmut Efendi’nin İzinde”

670 0
18.03.2026

Günümüzde modern dünya, bizi sürekli “görüntüyü paylaşmaya” ve vitrinleri süslemeye itiyor. Oysa asıl mesele, vitrindeki parlaklık değil, o vitrinin arkasındaki sağlam irade ve sarsılmaz aidiyettir.

Bugün kendimize şu can alıcı soruyu sormak zorundayız.

Bu üç günlük dünyada, sadece galiplerin çizmesine güzellemeler yapan, köksüz ve basit bir rüzgârın oyuncağı mı olacağız; yoksa hizmet ettiği değerle devleşen, “Sultan’ın çizmecisi” olmaktan gurur duyan bir sadakat abidesi mi inşa edeceğiz?

Kabataş’ta, o kalabalığın ve keşmekeşin arasında sessizce yatan bir isim var.

Çizmeci Mahmut Efendi.

O, sadece deri işleyen bir esnaf değildi; o, 1453 İstanbul’un fethine bizzat katılmış bir asker, Peygamber Efendimiz’in övgüsüne mazhar olmuş bir “Ni’mel-Ceyş” (Güzel Ordu) neferidir. Fatih Sultan Mehmet gibi bir dünya fatihinin çizmelerini yapmayı, o kutlu yola hizmet etmeyi hayatının en büyük rütbesi sayan bu yüce gönüllü insan, Osmanlı saray geleneğinde “Mûze-dûz” yani çizme diken sanatkârların manevi önderiydi.

Çizmeci Mahmut Efendi’nin hikâyesi, bugün ne Avrupalı ne Asyalı ne de Müslüman Türk olabilmiş, kendi değerlerini aşağılamayı bir marifet sanan ve tarihin terazisinde “yok hükmünde” duran çizme yalakalarına verilmiş en asil cevaptır.

Eğitim camiamızın bugün en büyük sınavı, sadece bilgi yüklemekten ziyade, Çizmeci Mahmut Efendi ruhuna sahip nesiller yetiştirebilmektir. Günübirlik planlarla, sadece kısa vadeli başarılara odaklanan bir eğitim sistemi, bizi ancak zevahiri kurtarmaya........

© Fikir Kazanı