GAZZE’YE BİR KURŞUN
Rahman ve Rahim olan Allah’ın (c.c) adıyla.
“Mezhepçilik uğruna kurulan her cümle; Gazze’ye sıkılan bir kurşundur.”
İslam dünyasının asırlardır süregelen bölünmüşlüğü, bugün mazlum coğrafyalarda akan kanın arka planında sessizce duran en derin sebeplerden biridir. Kur’an’ın açık emirlerine, Allah Resulü ’nün (s.a.a) ve Ehl-i Beyti’nin sünnetine ve sahabe örnekliklerine rağmen Müslümanlar, zamanla mezhepler, hizipler ve ideolojik fraksiyonlar üzerinden birbirine karşı konumlanmış durumdadır. Bu iç ayrışma ümmetin siyasi iradesini felç etmiş, direniş kabiliyetini zaafa uğratmış vaziyettedir. Gazze, bugün yalnızca siyonist bombaların hedefi değil, aynı zamanda ümmetin ihmalkarlığının, kardeşliğini unutmasının ve Kur’an’ın birlik çağrısına kulak tıkamasının da kurbanı konumunda yer almaktadır.
Kur’an, müminlere açık ve sarsılmaz bir emir vermektedir: “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, ayrılmayın.” (Al-i İmran, 3/103). Bu ayet, sosyolojik bir sorumluluk anlamında İslam ümmetine açık bir anlamına gelmektedir. Allah’ın ipine sarılmak, bireysel takva ile birlikte toplumsal birlikteliği de gerektirmektedir. Bu birlik, iman kardeşliği üzerine kurulmalı ve mezhebi farklılıklar bu kardeşliğe zarar vermemelidir. Ne var ki tarihsel süreçte bu farklılıklar bir zenginlikten ziyade bir çatışma zemini olarak görülmüştür. Kur’an’ın açık uyarılarına rağmen Müslümanlar dinlerini parça parça etmişlerdir: “Dinlerini parça parça edenler ve grup grup olanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur.” (En’am, 6/159).
Bugün Gazze gibi İslam beldelerinde yaşanan zulüm, sadece dışardan gelen saldırılarla değil, içerideki bu dağınıklıkla da doğrudan ilişkilidir. Çünkü Kur’an, müminlerin birbirine kardeş olduğunu şu ayet-i kerime ile bildirmektedir: “Müminler ancak kardeştir…” (Hucurat, 49/10). Bu kardeşlik hukuku, herhangi bir etnik, mezhebi ya da siyasi ön yargıya indirgenemeyecek kadar kutsaliyet ve kapsayıcılık noktasında altı kalınca çizilmiş vaziyette önem arz etmektedir. Kardeşliğin zayıfladığı bir ümmet, düşman karşısında direnemez. Bu zaafı gören zalimler, kardeşlik bağları gevşemiş Müslüman toplumlar arasında mezhep ayrımcılığını körükleyerek “böl ve........
