Neden yine Kürtler tartışılıyor?
ABD emperyalizmi ve İsrail siyonizminin İran’a karşı başlattığı savaşta hesapların şaşması nedeniyle hem savaşın gidişatı ve hem de savaş sonrası İran senaryoları bağlamında Kürtlerle ilgili tartışmalar öne çıkıyor.
ABD Başkanı Trump, İran’a yönelik saldırıları başlatırken İran halklarına da rejime karşı ayaklanma çağrısını yapmıştı. Böylece önce ABD ve İsrail’in hava saldırılarıyla Dini Lider Hamaney ile diğer önemli siyasi ve askeri liderlerin öldürülmesiyle başsız bırakılan rejim, halkın ayaklanmasıyla ya yıkılacak ya da teslim olmaya zorlanacaktı. Ancak geçtiğimiz yılın sonunda rejime karşı kitlesel protestolar düzenleyen halk, bu kez ABD ve İsrail’in saldırılarına yedeklenme tutumunu reddetti ve beklenen ayaklanma gerçekleşmedi.
İran’ın saldırılara beklenenden daha geniş alanda etkili yanıtlar vermesi ve hava operasyonlarıyla rejimin devrilmeyeceğinin belli olması, ABD ve İsrail’i İran Kürt güçlerini savaşa sokma senaryoları için devreye girmeye zorladı. Kürtlerin kara gücü olarak savaşa girmesiyle rejim yıkılmasa bile İran’ın parçalanıp güçten düşürülmesi mümkündü. Bunun için Trump; Irak Kürdistan Bölgesi’nde KDP Lideri Mesut Barzani ve YNK Lideri Bafil Talabani’nin yanı sıra İran KDP Lideri Mustafa Hicri’yi telefonla aradı ve Kürtlerin savaşa girmesi konusunda baskı yaptı. Ancak Irak Kürdistan Bölgesi liderleri bir yandan Türkiye ve İran ile ekonomik ve siyasi ilişkileri nedeniyle ve öte yandan savaşın cephesi haline gelmenin yaratması muhtemel riskleri de görerek bu plana mesafeli yaklaştı. Trump da “Kürtlerin oraya girmesini istemediğime karar verdim” diyerek en azından şimdilik bu plandan vazgeçmek zorunda kaldı.
Bu süreçte en dikkat çekici noktalardan biri de özellikle Türkiye’de en ırkçı-şoven kesimlerden sosyalistlik iddiasındaki ulusalcı sol kesimlere kadar geniş siyasi çevrelerin Kürtleri peşinen “emperyalizm iş birlikçisi” ilan edip ‘şeytanlaştırma’ tutumu içine girmesiydi.
Ülkedeki Saray rejimi de “Yakından takip ediyoruz” diyerek Kürtlere gözdağı vermekten geri durmadı. Bir kez daha Kürtlerin bölgenin herhangi bir ülkesinde kazanım elde etmesini ülkede sürdürülen ‘süreç’ ve bu süreçte kendi “çözüm”ünü dayatmanın önünde bir tehdit olarak gördüğünü ortaya koymuş........
