menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘Ailem güvende’ operasyonlarının gerçek hedefi…

33 0
20.09.2026

Geçen hafta ‘Ailem Güvende’ adı verilen ve LGBTİ kurumlarını 15 ilde hedef alan operasyonlarda yüzlerce kişi gözaltına alındı. Gözaltıları protesto etmek için Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması yapan grup da yeni gözaltı ve tutuklamalarla karşılaştı.

LGBTİ derneklerine yönelik son operasyonlar mevcut iktidarın tarihi açısından bir dönüm noktası anlamı taşıyor. Onur Yürüyüşleri 2015’te Ramazan ayı gerekçe gösterilerek yasaklanmış ve o tarihten bu yana benzeri her etkinlik engellemelerle karşılaşmıştı. Ancak, AK Parti iktidarlarında LGBTİ örgütlerine yönelik hamleler geçtiğimiz hafta boyunca yaşanan düzeye hiç çıkarılmamıştı.

İktidar açısından bu konuda akılda kalan bir diğer dönüm noktası 2023 seçimleri olmuştu. AK Parti’nin 2023 seçim kampanyasında LGBTİ karşıtı söylemin, yoğun bir biçimde, kutuplaşmayı besleyen bir ötekileştirme aracı olarak kullanıldığına tanık olmuştuk.

Toplumsal cinsiyet eşitliği düşüncesinin, eş cinselliğin doğal bir cinsel yönelim olarak görülmesinin, kürtaj hakkının, okullarda cinsel sağlık eğitimi verilmesinin ve İstanbul Sözleşmesi’nin geleneksel aile yapısına tehdit oluşturduğu iddiasına dayanan kriz odaklı bir söylem, “biz ve onlar” karşıtlığı temelinde eyleme geçmiş bulunuyor. LGBTİ bireyler, toplumsal muhalefetin “yozlaşmış elitler” olarak tanımlanma çerçevesi içinde bir kez daha ama çok daha kapsamlı bir biçimde mağdur ediliyor.

Yalnızca Türkiye’de değil

Dünyanın farklı bölgelerinde, LGBTİ karşıtı kampanyalarda son yıllarda ciddi bir artış yaşanıyor. Üstelik bu yükseliş İsveç ve İngiltere gibi şaşırtıcı örneklerde bile şu ya da bu biçimde gözleniyor.

Ancak Macaristan, Polonya, Rusya, Belarus, Hindistan ve Gürcistan gibi bu konuda kötü üne sahip ülkelerde, LGBTİ grupların kamusal........

© Evrensel