menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tavuğun gözü, zenginin sözü!

61 0
18.09.2026

Yavaş yavaş yılın sonlarına yaklaşırken, 2025’in bakiyesini de kapatıyoruz. Geçen yılın konuşulan yapımlarından ikisi “Tavuk” (Hen) ve “Kehanet” (Sacrifice) bu hafta sinema salonlarındaki yerini alıyor. İkisi için de ‘sistem eleştirisi’ tanımını kullanabiliriz. İkisinin yönetmeni de ‘güvenli’ alanda kalmaya, daha önce denenmiş olanı bir kez daha denemeye kalkışıyor ama bunun altından kalkmayı başaran “Tavuk”un yönetmeni György Pálfi oluyor. 2006 tarihli “Taxidermia” filmiyle travmatik bir tanışmamız olmuştu kendisiyle. Macaristan’ın üç dönemine baktığı bu zorlayıcı yapım, yönetmenin egemenlik ilişkilerine bakarken insan- hayvan denklemine verdiği önemi göstermesi açısından da dikkate değerdi.

Doğuştan ayrıksı olan ve siyah olarak hayata başlayan Tavuk, endüstriyel üretim bandının içinden biraz da şansının yardımıyla sağ salim çıkmayı başarsa da kaderine doğru nakledilmekten kurtulamıyor. Ancak yolda, bir biçimde kamyondan kaçmayı başaran kahramanımız, ‘çıplak doğa’ ile karşılaştığında da zor bir deneyimden geçiyor. Tilkinin iştahlı takibinden kurtulup kendisini yerleşim yerlerinden uzak bir restoranda buluyor. Burada bir yandan aşkı keşfediyor ama emek sömürüsüyle de yüzleşiyor, çünkü restoran sahibi onu kümese hapsedip yumurtalarına el koyuyor. Bu restoranda aynı zamanda bazı yasadışı dolaplar da çevriliyor. Tavuğun gözünden, insanlığın hayat örgütlenmesinin acımasızlığına da tanıklık ediyoruz böylece.

Bir hayvanın gözünden insanlık trajedisi anlatıları denilince akla ilk gelen Robert Bresson’un1966 tarihli unutulmaz filmi “Rastgele Baltazar” (Au Hasard Balthazar) oluyor kuşkusuz. Bir eşeğin sahipten sahibe, mekandan mekana geçerken insan zulmünü ve kayıtsızlığını gösteren film, böylesi anlatıların kurucu yapıtı sayılır. Yakın dönemde ise 2021’de Andrea Arnold “Cow”de bir ineğin gözünden sömürü ve endüstriyel tarımı anlatırken bir yıl sonra Jerzy Skolimowski “EO” ile Baltazar’a açık bir göndermede bulunuyordu. Bir eşek bu kez Avrupa’nın durumunu seriyordu gözler önüne. Bu filmlerin temel ayırt edici özelliği........

© Evrensel