menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Onlar zenginleşirken biz geleceğimizi kaybediyoruz

19 0
20.04.2026

Enerji, sanayi ve maden şirketlerinin talan ve tahribatına karşı bugüne kadar pek çok direniş ve mücadeleler oldu. Köylüler, özel olarak tarım ve yaşam alanlarını, genel olarak da havasını suyunu, toprağını korumak üzere giriştikleri bu direniş ve mücadelelerde defalarca şirket elemanları, kamu görevlileri, asker ve polisle karşı karşıya geldiler. Hepsi de anı cümleyi kurdular “Biz görevimizi yapıyoruz.” İş makinesi ile köyün tarlasına, bağına, bahçesine, merasına ormana girmeye çalışan şirket elemanı da “Biz görevimizi yapıyoruz” dedi. ÇED toplantısı, sayım ve değer tespiti gibi görevler yapan kamu görevlisi de “Biz görevimizi yapıyoruz” dedi. Tarım ve yaşam alalarını korurken önlerine kalkanlarla dikilen asker ve polis de “Biz görevimizi yapıyoruz” dediler ve ardından da, “Görevini yapan memura direnmeyin” dediler.

Muğla Milas’ta başta İkizköylüler olmak üzere 6 köyün insanı 7 yıldır bu sözleri duyarak, tarım ve yaşam alanlarını korumak üzere direniyorlar. Köylülerin bunca zorluk, gece gündüz nöbetleri, azar, kötek, biber gazı, gözaltı ve en sonunda (Esra Işık) tutuklama ve (Reşit Kibar ve Büyüknohutçu ailesi) cinayetlerine varana kadar yaşadıkları bu zorluklara karşı mücadele ise bir görev mecburiyeti değil can havliyle atıldıkları bir mücadeledir. Çünkü deredeki su, ormandaki ağaç, bahçedeki zeytin, tarladaki tahıl onların varlık sebebi ve çocuklarının da geleceğidir.

O nedenle de 6 köyde 679 parselde verilen acele kamulaştırma kararıyla zeytinlik alanlarının hatta evlerinin bile kamulaştırılıp kömürden elektrik üreten YK Enerji’ye (Yeniköy ve Kemerköy Termik Santrallerine) verilmesine direniyorlar.

YK Enerji, Limak ve İC İçtaş’ın yarı yarıya ortak olduğu bir şirket ve bu iki holding inşaattan, enerjiye pek çok devlet ihalesi alan........

© Evrensel