Direnen kazanır
Amerikan mali sermayesinin en gerici, en şoven, en saldırgan -ki buna başka ‘en’ler de eklenebilir- kesiminin, düşmanını hafife alarak başlattığı savaş çok sayıda can, mühimmat ve dolar kaybından sonra jeopolitik dengeyi daha doğrusu dengesizliği bozamadan ateşkes noktasına geldi. Bu sermayenin temsilcisi Trump, Filistin katliamında ve sorunsuz Venezuela operasyonunda parlattığı kof öz güveniyle oldubittiye getirebileceğini zannettiği İran’da, Amerika’yı yeniden büyük yapmak bir yana, ülkesinin aşınmakta olan hegemonik gücünü onaramadı.
NATO’daki müttefikleri tarafından terk edilen, üzerlerinde aşırı bir yük oluşturduğu körfez ülkelerindeki iş birlikçilerinden fazla yüz bulamayan Trump’ın ülkesindeki MAGA kitlesinde çözülme, ordu içinde ve kongrede hoşnutsuzluklar, savaş karşıtı kitlede tepki var. Onun azlini talep edenler ortaya çıktı. İran’ın rejimini değiştirmek, petrolüne çökmek, halkı molla rejimine karşı ayaklandırmak isterken 40 gün içinde ülkesindeki ve dünyadaki ekonomik göstergeleri yerinden oynatan bir paragözün elinde şimdilik, kendisinden kayıpları için tazminat talep eden düşmanının zafer duygusu kaldı.
ABD’nin İran’ı yenememesinin nedeni bu ülkenin umulmayan silah donanımı değildir. ABD içinde on milyona yakın insanın sokağa çıkması, İran halkının birbirine kenetlenmesi, Avrupa halklarının kendi ülkelerindeki iktidarları savaşa tavır almaya zorlayan mücadelesi ve Batılı müttefikler ile ABD arasında keskinleşen çıkar çelişkileridir. İsrail’den........
