menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hans-Georg Backhaus’un ardından

22 0
18.03.2026

Alman düşünür Hans-Georg Backhaus 8 Mart 2026'da Frankfurt'ta 96 yaşında vefat etti. Backhaus, Marx çalışmaları, özellikle de “Kapital” ve “emek değer teorisi” üzerine çalışanlar açısından için son yarım yüzyılın en etkili yorumcularından biri olarak kabul edilir. Çalışmaları özellikle Marx’ın Kapital’inin ilk bölümünde yer alan değer teorisinin nasıl anlaşılması gerektiğine ilişkin esaslı bir tartışmanın önemli bir bileşenidir.

Backhaus’un düşünsel yönelimi Almanya’da savaş sonrası dönemin eleştirel düşünce ortamı içinde şekillenmiş görünüyor. Bu bağlamda Frankfurt çevresinde gelişen tartışmalar ve özellikle Theodor W. Adorno’nun etkisinden bahsedebiliriz. Ancak esaslı kırılma onun Kapital’in ilk baskısına rastlaması ile gerçekleşir. Backhaus 1960'larda öğrenciyken, o zamanlar pek bilinmeyen Marx'ın Kapital'inin ilk baskısına (1867) rastlar; daha sonra bu tesadüfi keşfin, “değer biçimi” analizinin önemine olan ilgisini uyandırdığını anlatacaktır. Gerçekten de Kapital’in 1867 basımı, değer biçimi analizini daha felsefi ve diyalektik bir biçimde kurar. Okuyucuların metni zor bulması, özellikle değer biçimi analizinin anlaşılmaması gibi nedenlerle sonraki baskılarda sadeleştirme ve kısaltmalar görülür ve ilk baskıda ek olarak yer alan değer biçimi bölümü çıkartılır. Backhaus’un eleştirisi burada başlar. Ona göre metin sadeleştirilirken değer teorisinin diyalektik yapısı kısmen görünmez hale gelmiş, değer biçimi yerine değer büyüklüğünün merkeze yerleştiği bir görünüm ortaya çıkmıştır.

Backhaus’un temel iddiası basit ama sonuçları bakımından çarpıcıdır. Ona göre Marx’ın değer teorisi çoğu zaman yanlış anlaşılmıştır. Marx genellikle Ricardo geleneğini sürdüren bir “emek değer teorisyeni” gibi okunmuştur. Oysa Backhaus’a göre Marx’ın asıl sorusu niceliksel bir ölçüm meselesi ya da bir fiyat teorisi geliştirmek değildir. Marx’ın dikkatini çeken şey, emek ürünlerinin kapitalist toplumda neden “değer” biçimini aldığı ve insanların üretim ilişkilerinin neden metalar arasındaki ilişkiler gibi göründüğüdür.

Backhaus’un yaklaşımının bir diğer ayırıcı yanı literatürde “parasal değer teorisi” (monetary theory of value) olarak adlandırılacak olan yorumun önünü açmış olmasıdır. Bu perspektife göre Marx’ın değer teorisi, çoğu zaman düşünüldüğü gibi önce emek zamanıyla belirlenen ve daha sonra para ile ifade edilen bir değer anlayışına dayanmaz. Tersine, kapitalist toplumda değer ancak para biçimi içinde görünür ve toplumsal geçerlilik kazanır. Başka bir ifadeyle, para Marx’ın teorisinde yalnızca dolaşımı kolaylaştıran teknik bir araç değil, değerin toplumsal olarak ifade edilmesinin zorunlu biçimidir. Yani para olmadan değer de olmaz. Backhaus böylece Marx’ın meta, değer ve para arasındaki ilişkiyi klasik politik ekonomiden farklı bir düzlemde kurduğunu vurgular ve Marx’ı bu gelenekten ayırır.

Backhaus, 1960’lı ve 1970’li yıllarda Almanya’da ortaya çıkan ve daha sonra “Neue Marx-Lektüre” (Yeni Marx Okuması) olarak adlandırılan yaklaşımın da kurucu isimlerinden biri olmuştur. Bu çevre Marx’ın metinlerine geri dönmeyi ve özellikle Kapital’in ilk bölümünde yer alan meta ve değer analizini yeniden değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Backhaus’un en çok bilinen metni olan Zur Dialektik der Wertform (“Değer Biçiminin Diyalektiği Üzerine”) bu tartışmanın dönüm noktalarından biri sayılır.

Backhaus’un çalışmaları zamanla geniş bir tartışma alanı açmıştır. Onunla birlikte anılan isimler arasında Helmut Reichelt önde gelir. Daha sonraki kuşakta ise Michael Heinrich (Türkçeye çevirdiğim “Kapital’e Giriş” adlı kitabı 2016 yılında Yordam Kitap’tan basılmıştır), Marx’ın değer teorisini bu perspektiften yeniden yorumlayan çalışmalar yapmıştır. Bu doğrultuda, Alman ve Anglo-Sakson dünyasında hatırı sayılır bir düşünürler topluluğunun benzer çalışmalar yürüttüğü bilinmektedir.

Elbette Backhaus’un yorumları tartışmasız değildir. Onun yaklaşımının Marx’ın değer teorisinin niceliksel boyutunu, değer büyüklüğünü geri plana ittiğini, değer ile fiyat arasındaki ilişkiyi bulanıklaştırdığını vb… ileri süren eleştiriler bu bağlamda öne çıktı. Buna karşılık Backhaus’un savunucuları, onun Marx’ın metinlerinde çoğu zaman gözden kaçan diyalektik yapıyı yeniden görünür kıldığını savundular.

Backhaus’un adı geniş bir okur kitlesi için belki yeni olabilir. Ancak Marx’ın Kapital’inin en zor sayfalarına yeniden dönülmesini sağlayan düşünürlerden biri olarak bıraktığı iz kalıcıdır. Onun çalışmaları, Marx’ın analizinin dar anlamda bir iktisat teorisi değil, modern kapitalist toplumun temel kategorilerini sorgulayan eleştirel bir düşünce olduğunu hatırlatmaya devam edecektir.

Michael Heinrich’in 2021 tarihli “How to Read Marx’s Capital” ile Fred Moseley’in 2023’te bu yoruma yönelttiği eleştiriyi içeren “Marx’s Theory of Value in Chapter 1 of Capital A Critique of Heinrich’s Value-Form Interpretation” çalışmaları Kapital’deki değer teorisi üzerine güncel tartışmaları izlemek için, öne çıkan kaynaklar arasında sayılabilir.


© Evrensel