Meryem Ana ve seçimler
Küba’ya uygulanan ve neredeyse bir yıla ulaşan yoğun ticaret ambargosu sonrasında, ABD’nin Küba’ya yönelik askeri bir harekata hazırlandığına dair ABD medyasında geçtiğimiz haftalarda bazı iddialar ileri sürülmüştü. Bu harekatın işareti olarak ise ABD’nin Güney Komutanlığının, mevcut rezerv askerlerin ne kadar gün içerisinde hazırlanabilecekleri yönünde bir bilgi talebinde bulunduğu yönündeki haberler gösterilmişti. Buna ek olarak Florida’nın Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Mario Diaz-Balart, Gazeteci Sergio Ramos ile yaptığı mülakatta İran’dan sonra sıranın Küba’da olduğunu düşündüğünü söylemişti. Kasım ayındaki ara seçimlere doğru özellikle Latin oylara her zamandan daha fazla ihtiyaç duyan Trump yönetiminin Venezuela muhalefeti ile yaşadığı soğumayı, Venezuelalılardan daha güçlü ve daha büyük bir diaspora olan ABD’li Kübalılarla yaşamak istememesi bu abartılı haberlerin arkasındaki gerçek sebep olabilir.
Trump’ın son açıklamaları da bunu doğrular nitelikte. Trump, Küba’da iki ülkenin anlaşmaya yakın olduklarını ve askeri bir operasyona ihtiyaç duyulmadan Ada’da rejim değişikliğinin gerçekleşeceğini ilan eden bir açıklama yaptı. Küba’nın Amerikan vatandaşlarına kapılarını açması gerektiğini söyleyen ve ABD’nin adaya yardım etmek istediğini iddia eden Trump’ın rejim değişikliğinden kastının oldukça müphem olduğu ise herkesçe bilinen bir durum. Bu açıdan bakınca, Trump’ın ara seçimler öncesinde elindeki her kozu piyasaya sürmüş olduğu ihtimali daha ağır basıyor.
Artık genel seçimlere çok az kalan Brezilya’da ise ana tartışma........
