menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Birimiz için adalet, hepimiz için adalet

37 0
26.03.2026

Elif Turgut[email protected] 

Geçtiğimiz salı günü, ülkenin nasıl bir ölüm makinesine dönüştüğünü, ölmenin hayatta kalmaktan daha kolay olduğunu gösteren bir gündü. Pek çok adliyede pek çok dava görüldü:

Eski Polis Memuru Cemil Koç tarafından öldürülerek, cansız bedeni bavul içinde yol kenarına bırakılan Üniversite Öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayeti davası,

Cemil Koç’un Diyarbakır’da Türkmenistanlı Ejegül Ovezova’nın ölümüne ilişkin ‘Kadına karşı kasten öldürme’ suçundan yargılandığı dava

İstanbul’da, bebek acil hastalarını önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edip ölümlerine neden olan ve haksız kazanç sağlayan 63 kişinin yargılandığı dava,

Aydın Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdunda Üniversite Öğrencisi Zeren Ertaş’ın asansör kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı dava,

Kocaeli Dilovası’da İŞKUR binasının yanındaki Ravive Kozmetik’te çıkan ve 3’ü kız çocuğu, 3’ü kadın 7 işçinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin dava görüldü.

Dilovası davasına yakınlarını Hendek’teki, Gayrettepe’deki iş cinayetlerinde kaybeden aileler de gelmişti. Hendek’teki iş cinayetinde hayatını kaybeden bir işçinin kız kardeşi neden birbirlerinin davalarına sahip çıktıklarını şöyle özetlemişti: “Birimizin adaleti hepimiz için adalet demek.”

Kadına yönelik şiddet, şüpheli kadın ölümü, kadın cinayeti soruşturmaları ve davalarında da bu böyle. Örneğin, yüksekten düşme şeklinde gerçekleşen şüpheli kadın ölümleri açısından 2018 yılında yaşanan Şule Çet davası çok önemli bir örnek. Şule Çet, cinsel saldırıya uğradıktan sonra bir plazanın 20. katından atılarak öldürüldü. Ancak davanın ilk aşamasında olayın intihar olduğu iddia edilmiş ve sanıklar karakoldan serbest bırakılmıştı. Eğer kadınların ve kadın örgütlerinin güçlü mücadelesi olmasaydı bu........

© Evrensel